VESELİNA- KARAGÖZ KÖYÜ Веселина  (BG)

       

                 İbrahimguner@veselina-karagoz.com    

                  Canımdan kıymetli KIZIM HALİME için !!



 



Dünyada en çok sevdiğim bir tane kızım HALİME'nin anısına.....

HALİME GÜNER ÖZTÜRK (KUNDURACI)

(08.08.1970 – 25.03.2013)

Onun söylemiyle hayatı bir

'' RÜZGAR GİBİ GEÇTİ ''

Saniye hanımla 11.11.1967 yılında evlendikten sonra, Halime

abisi İlhan'dan (11.08.1968) sonra ikinci çocuğumuz olarak 08.08. 1970 yılında dünyaya geldi. Günlerden cumaertesi akşam saat 21.00 idi.

Evlenmeden önce yeni askerden gelmiştim. Evlendiğimizde çok zor durumda idik. Bir taraftan düğün borçları, diğer taraftan başka zorluklar ile baş başaydık. Evlendiğimizin daha ertesi günü eşim Saniye ve ben hemen iş başı yapmıştık. Hatta düğün izni bile almamıştık.Her türlü zorlukların altından kalkmayı çok iyi başarmıştık.

Ben zorlukların ne olduğunu en iyi bilen birisiyim, çünkü annemi 1947 yılında kaybetiğimde henüz dokuz aylıkmışım. Annem 32 yaşında tarlada orak biçerken yıldırım düşmesiyle hayatını kaybediyor. Onun isimi de Halime idi. Çocukluğum çok zorluklar içinde geçti. Bütün zorluklara rağmen ilk ve orta okulu hep takdirle bitirmiştim. Maddi durumumuz yeterli olmadığı için her şeyi devlete ait yatılı olarak devlet teknik okulunda okudum. 1964 yılında mezun olduktan sonra hemen sigortalı olarak çalışmaya başladım. 1960 yılından 1964 yılına kadar yaz tatillerinde 3 ay sigortasız olarak çalıştım. Orak ayında biçerdöverlerin ve harman makinalarının döğdüğü budayların miktarının kooperatif(TKZS) harmanına taşınmasının hesabını tutuyordum. Eylül 1965 yılında askere gittim. İki yıl Sofya'ya bağlı özel bir askeri teknik timde, Bulgaristanın bütün teleferik sistemlerinin malzemelerinin depolanmasını ve dağıtımında sorumlu görevde bulundum. 11 Eylül 1967 yılında askerden geldiğim günden yani 12 eylülde Gorotsvet (Ütükler) Kooperatifinde/TKZS) elektirikçi olarak iş başı yaptım. O günden bu güne kadar hala çalışıyorum. Buraya kadar yazdıklarımı parantez içine alarak asıl konuya başından devam ediyorum. Yazının başında da yazdığım gibi kızım Halime ikinci çocuğumuz olarak 08.08.1970 yılında cumaertesi günü akşam saat 21.00 ' de Razgrad devlet hastanesinde dünyaya geldi. Kız olduğunu duyunca çok mutlu oldum. Annemi hiç görmediğim için kız çocuklarına daha bir özlemle bakıyordum. İsmini de annemin ismi Halime olarak koyduk. Dünyaya geldiğinde o kadar nazikti ki insan okşamaya bile kıyamıyordu. Nazikliği kadar sakindi ve suskundu. Onu bebekliğinde hıçkırıkla ağlarken hiç duymamıştım. Çocuk ağlamasını çok iyi bilirim, çünkü abisi İlhan doğduğndan sonra 6 ay hiç susmamıştı. Geceleri eşimle onu hep bataniye ile saatlerce sallamak zorunda kalmıştık. Halime bize bir melek gibi gelmişti. Geceleri onu göğüsüme aldığımda onun minicik kalp atışlarını ve aldığı nefesi hisediyordum ancak. Halime daha 2-3 aylık olmadan annesi iş başı yaptı. Gündüzleri Halimeye eşimin küçük kız kardeşleri Hamdiye ve Gülten bakıyorlardı. Halimeye bakmak onlar için bir zevkti, çünkü hiç kağrı yoktu. Onun 2.5 yaşına gelmesini hiç anlayamadık. 2.5 yaşında ana okula başladı. Burada yazıma bir parantez açıyorum ve Halimenin doğduğu 1970 yılına dönüyorum. 1970 yılı bize maddi olarak nekadar bir zor yıl olduysa manevi moral açısından da o kadar bir zor yıldı. Halimenin doğumundan hemen 20 gün sonra çok yakın bir okul arkadaşım ve samimi dostum Behti Feyziyefin (Rakovski) Zincirli Kuyucuk köyünden, şu an Amerika Arizonada ikamet eden eşi Ayşe 20 yaşında doğum esnasında vefat etti. Ailece çok üzülmüştük. 11 kasım 1970 yılında Halime henuz 3 aylıkken bizim de tam 3'cü evlilik yılında çok tehlikeli bir trafik kazası geçirdim. Ölümden kıl payı kurtulmuştum. Haftalarca yatakta kaldım. Ölümden korkmamıştım, fakat o zaman en çok Halime'yi düşünmüştüm. Çok küçüktü ve masumdu. Sakinliği kadar da suskundu. 5 yaşına kadar ağzından laf alamıyorduk. Biz bu durumuna endişeleniyorduk. Hatta rahmetli babam Hüseyin Kunduracı bize sitem ediyordu. Bu kızı bir doktora gösterin dili varmı yokmu diye. Daha çok zaman geçmedi Halime ana okulda zekası ile parladı. Kendisine verilen şiirleri hemen ezberleyip okumaya başladı. Bulgar alfabesini daha ana okulda çözdü. Okuyup yazıyordu. Adeta hayatında değişik bir dönem başlamış oldu. O suskun ve sakin minik kız cıvıl cıvıl bir kuşa döndü. Okul arkadaşlarının arasında en iyilerden bir tanesi oldu. Onunla o zamandan beri gurur duyuyorum. Yıl 1976 temmuz ayı Halime ana okuldan Byala kasabasına 20 günlük deniz yaz tatiline gitmişlerdi. Annesi de ozaman ana okulda çalıştığı için hep beraberdiler. Bende 2'ci hafta onları ziyarete gittim. Kaldıkları kampın tam kapısının önünden ana cadde yolu geçiyordu. Bir arkadaşın arabası ile gitmiştik. Kamp kapısının girişinin karşı tarafında Halime beni görünce babaa diyerek aniden cadde yolu kesince karşıdan gelen bir arabanın altında kalmayı kıl payı atllattı. Aynı benim olduğum gibi ölümden kıl payı döndü. O da arabanın sürücüsünün çok iyi ve dikkatli bir sürücü olmasından kaynaklanıyordu. O günkü ziyaretim üzüntü içinde geçti. Günlerce aklımdan çıkmadı. Geceleri rüyama girdi. O olayı hala unutmuş değiliz. Halime ana okulu başarı ile tamaladıktan sonra 1977 yılında ilk okul 1'ci sınıfa başladı. 4'cü sınıfa kadar sınıf öğretmeni Nasuf Yusufof'tu. Nasuf öğretmen başkalarının gözünde o kadar başarılı bir öğretmen olarak görülmeye bilir, fakat benim için çok iyi bir öğretmen organizatördür. 1970 doğumlular iki sınıftı. Nasuf öğretmenin 'a' sınıfı 1'ci sınıftan 8'cı sınıfa kadar en başarılı sınıf olmuşlardı. Benim kanatime göre Karagözköy okul tarihinde gelmiş geçmiş en başarılı sınıf olmuşlardır. Behçet öğretmen de aynı kanatte. Halime daha ilk okulda arkadaşlarının arasında en başarılı örencilerden bir tanesi idi. Sınıfın çoğu başarılı örencilerdi. Onlardan bazıları:Fatma Ahmedova, Ayla Mehmedova, Günel Cemalova ,Fatma Hüseyinova,Nefise Osmanova,Nefise Salieva,Nurcihan Hüseyinova,Selime İsmailova,Selime Halilova,Bahtişen Niyazieva,Zehra Mustafova,Günel Emrulova,Nazmi Emrulov,Mustafa Harunof,Sali Hocof v.s. Aralarında çok tatlı bir rekabet vardı. İlk okulun her sınıfını takdirle bitirdi. 1981 yılında orta okul 5'e başladı. Sınıf öğretmeni matematik öğretmeni Behçet hoca idi. Aynı başarısı daha da artarak 8'ci sınıfı bitirinceye kadar devam etti. Onların sınıfı,dersler üzerinde olsun spor veya başka yarışmalar olsun her zaman birincilikleri onların sınıfı kazanıyordu. Çok büyük bir organizasyon içinde idiler. Organizasyonları da kendileri yaratıyordu. Onlar kendi okulunda değil Razgrad il okulları arasında yarışıyorlardı. Çeşitli dallarda çok sayıda birincilikleri vardır. Behçet öğretmen, Mehmet Hafuzof ve Georgi İvanof öğretmenlerin de onların başarılarında büyük katkısı vardır. Öyle azimli bir sınıftı ki bütün birincilikleri arzu ediyorlardı ve de kaznıyorlardı. Halime 1980 yılından sonra her geçen günle daha da parlıyordu. Benim çok zengin özel kütüphanem vardı. Dünyaca ünlü yazarların eserleri mevcuttu. Halime daha 12-13 yaşında iken dünyaca ünlü Amerikan yazarı Margaret Mitchel'in ''Rüzgar gibi geçti'' romanını bir solukta okumuştu bulgarca tercümesini. ''Otneseni ot vihara'' orijinal ismi''Gone with the Wind''. Ben daha sonra onun tavsiyesi üzere okudum romanı. Kitapları ilk Halime okuyordu ondan sonra bana tavsiye ediyordu. Ben eserleri çok iyi biliyordum fakat bazılarını okumamıştım. Halime orta okulu bitirince en az 300 kitap okumuştur. Okuduğu kitaplar masal kitabı değil, dünyaca ünlü yazarların yazdığı eserlerdi. Viktor Yugo, Aleksandar Dyuma, Stendal, Flober, Onore de Balzak, Gi de Mopasan, Şekspir, Agata Kristi, Tolstoy, Bunlar yalnız şu an aklıma gelen bazı yazarlar. Bulgar yazarlarının eserlerini tamamen okumuştur. Kütüphanemde 5000 üzerinde en iyi eserler mevcuttu. Bunların çoğunu Halime mutlaka okumuştur. Ayrıca çok sayıda sinema, sanaat, teknik, bilimsel dergilerde mevcuttu. En önemlisi zamanın en iyi haftalık dergisi BTA paraleli dergisi ilk çıktığı 1965 yılından 1992 yılına kadar bütün sayıları mevcuttu tek eksiği yoktu. Tahminen 1400 adet. Dergi kontenjan olarak her köye bir veya iki tane veriliyordu. Çok kısıtlı idi. Ben her yıl abone olduğum için öncelik kazanıyordum. Fiyatı da senelik 30 leva olduğu için insanlara pahalı geliyordu. Dergi hayatın her alanını kapsıyordu. Halime bu dergilerin tümünü tek kelimesine kadar okumuştur. Bu dergilerden ders hazırlığında da istifade etmiştir. Her konuda yazılar, sayıları da çok, konuları bulmak zor olduğu için Halime ile bütün dergileri yıl yıl dizmiştik. Her konuyu tek tek inceleyip alfabetik bir klasör hazırlamıştık. Bunu hazırlamak aylarımızı almıştı. Klasör sayesinde Halime her hangi bir konuya çok kolay ulaşıyordu. Halime lise de okurken dergiler sayesinde öyle yazılar hazırlardı ki öğretmenleri bile şaşırtırdı bu bilgilere nasıl ulaştığı..... Halime genel kültürü çok geniş muazzam bir bilgiye sahipti. Halime yerde bir gazete ve yahutta yazılı bir kağıt parçası görsün mutlaka alıp ne yazıyor diye gözden geçirirdi. Sinemaya da büyük düşkünlüğü vardı aynı benim gibi. Hobi olarak 15 yıldan fazla sinemacılık yaptım, aynı zamanda fotografçılık hobim de vardı. Fotografçılığı da A-Z ye kadar yıllarca yaptım. Halime daha orta okulda iken fotografçılığın bütün detaylarını öğrenmişti. Kendi kendine resimleri basmayı biliyordu. Kimyevi karışımların hazırlığını da hiç kusursuz yapabiliyordu. Yeni her şeyi öğrenmede hiç usanmıyordu. Her şeyi çok büyük merak içinde yapıyordu. Ev işlerinde de yaşına göre çok başarılıydı. Halime çok iyi bir matematikçi idi. Bütün derslerinde çok başarılıydı fakat matematik ve edebiyat en sevdiği derslerdi. Hiçbir zaman arkadaşlarının başarılarını asla kıskanmazdı aksine onların başarısına sevinirdi. Öğretmenlerin ona verdiği puanları hatır için değil, bilgisine göre verildiği zaman mutlu olurdu. 8'ci sınıf diplomasında 6 üzerinden yalnız bir öğretmen ona bir dersten 5 yazmış başka arkadaşlarına o dersten 6 yazmıştı. Diploması temiz 6 olması için bir eksik vardı. Fakat hiç kırılmamıştı. Hatta bana o zaman şöyle demişti: Demek ki o dersi 5'lik biliyormuşum. Bilgisini artırmak için çok azimli idi, ama asla arkadaşlarını geçmek için değildi. O kadar iyi niyetli, mütevazı, alçak gönüllü, her tatsız olaya acıyan, çok kolay göz yaşı döken. Her trajik olayı içten yaşamak. Çok yakınlarının cenazelerine dayanamayarak kendinden geçmek. Kimsenin gönlünü kırmamak için her şeyi içine atmak. Bu kadar da olamaz insanoğlu. İçinde zerre kadar kötü bir şey olsaydı her halde bu kadar yanmazdım ona. Bulgaristanda yaşadığımız yıllarda ek gelirimiz olsun diye, köy kooperatinden her yıl 5-10 dönüm tütün alıyorduk işlemek için. Bu Türkiyeye göç edinceye kadar devam etti. Halime ilk okuldan lise son sınıfa kadar yaz tatilinin bir bölümünü tütün dizerek geçiriyordu. Onun yaşındakiler oyun peşinde idiler. Hiçbir zaman şikayetçi olduğunu duymadım. Yalnız aile ve çalışanlar olduğumuz için daha çok küçük yaşlarda ev işlerini yapmaya başladı. Yemek temizlik her şeyi. Her işini mükemmel bir şekilde yapardı. 14-15 yaşlarında iken bir yaz tatilinde Razgrattan bir müfettiş dostum gelmişti. Bu dostum çok eğitimli ve titiz biriydi. Öğle yemeyine eve davet ettim kendisini. Annesi işte , Halime evde idi. Annesi olmasa da Halime evde olduğu için evde misafir karşılamakta hiç bir teredütüm yoktu. Halimeye güvenim tamdı. Bize öyle bir yemek hazırlamıştı, ki Müfettiş Deskof hayret içinde kalmıştı. İtiraf etmişti:-''Ben küçük yaşta birinin böyle lezetli bir yemek hazırladığını hiç görmedim'' demişti. Yemek esnasında Halime'nin bilimsel sohbetine de hayran kalmıştı. Yıllar sonra onunla her karşılaştığımızda, bu dostum hep o yemekten ve Halime'nin sohbetinden bahsederdi. Daha o zaman Halimenin hayatta her yönden çok başarılı olacağını söylemişti. Bu dostumu en son ölümünden bir yıl önce 2010 yılında Razgratta ziyaret etiğim zaman 90 yaşında olmasına rağmen bilinci mükemmeldi ve ilk olarak yine Halime'yi sormuştu. Ben kendisine Halime hakınnda her şeyi anlatıktan sonra çok mutlu olmuştu. Bana Halime için tahminlerimde yanılmamışım demişti. Yıllar sonra yine o meşhur yemekten bahsetmişti. 1984 yılı temmuz ayında Halime Doğu Almanya'ya 20 gün uluslar arası öğrenci kampına katılmıştı. Çok genç olmasına rağmen Avrupanın ne kadar gelişmiş olduğunu çok iyi anlamıştı. Günlerce bana gördüklerini en ince detaylarına kadar anlatmıştı. Halime yaz tatillerini gündüzleri tütün dizerek ve ev işleri ile meşgul, geceleri ise geç saatlere kadar kitap okuyarak geçiriyordu. Halime ile çok ilginç anılarımız olmuştur. Dünya futbol maçlarını ritmik jimnastik,bilimsel televizyon yarışlarını seyretmeye bayılırdı. Televiziyonda anlamlı filmleri ve dizileri seyretmeyi severdi. Onunla dizi seyretmek benim için zevkti, çünkü bir uzman kritikçi gibi diziler hakkında yorum yapıyordu. Halime orta okulu bitirinceye kadar aynı zamanda abisi İlhanda, evimize gelen misafirlerin sofrasına hiçbir zaman asla oturmamışlardı, misafirleri rahatsız etmemek için. 1977 yılı başında yeni evimize çıkmıştık. Mütevazı da olsa evimizi çok iyi döşemiştik. Ocak ayında köy ana okuluna Ruse ana okul enstitüsünden, çok deneyimli bir bayan hoca Pedagog müfettiş gelmişti. Ana okul müdürünün teklifi üzere bayan hoca üç ay bizim evde kaldı. Onu kiracı gibi değil aileden biri olarak kabul etmiştik. Çok eğitimli ve inanılmaz kültürlü biri olduğu için Halime ve İlhan onu ilk günden benimsemişlerdi. O bayan hocanın ilgisi sayesinde davranışlarında, yemek yemelerinde, hisedilir bir değişiklik oldu. Halime ana okula gidiyordu. Bayan hoca o zaman daha Halimenin çok zeki olduğunu keşfetmişti. Hatta şaşırmıştı köyde böyle zeki çocuklar varmı diye. İlhan da çok zeki bir çocuktu. Halime Hiçbir zaman hayatı boyunca benden, baba ben şunu veya bunu istiyorum diye dayatmamıştır. Evimizin maddi durumunu hep göz önünde tutmuştur. Bir şey alması mutlaka gerekiyorsa, onuda istemek için benim moralimin çok iyi olduğu an istiyordu. Benim de bir huyum ,biraz alkol aldıktan sonra aşırı cömertleşmem. O zaman benden bir şey almamı istedimi ona dünyayı kıskanmadan her şeyi alırdım. Alkol almasam bile ona istediği şeyi alırdım yeter ki maddi gücüm yeterli olsun.Kendisi çok hassastı Her şeyi hiç incitmeden en iyi şekilde olmasını arzulardı. Halime'nin çok güzel minicik elleri ve ayakları vardı. Hem el hem ayak tırnakları harikaydı. Daha orta okulda yaz tatilinde ona manikür yapmasını müsaade etmiştim. Bir defa annesi biz karpuz, kavun ekerken ona iş buyurmuş. Eldiven giymesine rağmen bir tane tırnağı zedelenmişti. Onun kadar ben de çok üzülmüştüm. Annesine fırça atmak zorunda kalmıştım. Çok sakin ve dikkatli olmasına rağmen gözünden hiçbir şey kaçmazdı. Her şeyi mantıklı düşünürdü. 1985 yılında orta okulu üstün başarı ile bitirdi. Lisedede çok başarılı bir öğrenci olacağından hiç tereddütüm yoktu. 1985 yılı ocak ayında bizim adlarımızı değiştirdiler. Halime orta okul son sınıftı. Bize isimlerimiz için devlet tarafından bir liste verildi. O listeye göre herkes isim seçmesi gerekiyordu. Ben o zamanlar devlet memuru idim. İsimlerin uzun süreceğine hiç inanmadım, öyle de oldu ancak 4 yıl sürdü. İsim işini ciddiye almadığım için devletin sunduğu listeye göre isim koymadım aksine asıl Bulgarlardan ayrıt etmeyecek isimler düşündüm. Madem ki Bulgar oluyoruz tam olalım. Devletin sunduğu isimlerden hemen türk olduğun belli oluyordu. Oğlum İlhan özel matematik lisesi 10'cu sınıftı. Halime de orta okulu bitirdikten sonra Razgrad'ta lise sınavlarına girdi. Bütün Razgrad ilinde Halime sınav listesinde 1 numara oldu. Jüri Halimeyi türk olduğunu anlasaydı birinci olmasına rağmen, 1 numara yapmazdı. Aldığım isimler işte orada işe yaramıştı. Behçet hoca da sınıfını çok iyi hazırlamıştı lise sınsvlarına. Diğer sınıf arkadaşları da sınavlarda çok başarılı oldular ve arzu ettikleri liselere girmeyi başardılar. Sınav sonuçlarını görmeye gittikten sonra Halime'nin Razgrad birincisi olduğunu gördüğümüz zaman annesi ile ikimiz de çok sevinmiştik ve başarısı ile gurur duymuştuk. Halime bütün Bulgaristanda en iyi liselerinde okumaya hak kazanmıştı. Fakat Razgrad yakın olduğu için 4 yıllık ekonomi lisesini seçmişti. Ekonomi lisesi Razgradın en prestijli liselerindendi. Eylül 1985 yılında liseye başladı.Halimeye hak etiği için ekonomi lisesine çok yakın mesafede olan Razgradın son japon teknolojisinde depreme dayanıklı inşa edilmiş , merkezi ısıtma sistemi olan en yüksek binalarının 16'cı katında kira tuttum. Evin sahibi çok yakın dostum benim yaşlarımda hiç evlenmemiş bir bayan, çok iyi lise matematik ve bilgisayar öğretmeni Bayeva. Halimeye yardımı dokunur diye sevinmiştim. Fakat birkaç vakit sonra anladım ki Halimenin ona hiç ihtiyacı kalmamış. Bayeva bana bir defa şöyle demişti: -''Halime matematiği ben kadar biliyor'' Her karşılaştığımızda Baeva Halime için hep övgülü sözler sarfediyordu. Kirada yakın arkadaşı ve akrabamız Zehra ile beraber kaldılar. Bayevanın evinde iki yıl kaldılar. Üçüncü yıl Bayevanın annesi öldüğü için yaşlı babasını yanına almak zorunda kaldığı için başka kira tutmak zorunda kaldık. O evde iki yıl kaldıkları esnasındada, onların hakkında Bayevadan hiçbir şikayet duymadım. Son iki yıl yine Zehra ile yalnız yaşayan eğitimli, kültürlü yaşlı bir bayanın evinde kaldılar. O bayandan da haklarında hiç şikayet duymadım. Ekonomi lisesinde sınıf 35-40 öğrenciden ibaretti. Hepsi de en iyi öğrencilerden seçilmişti. Halime sınıfın en narini ufak tefek, benim gözümde bebek gibi olmasına rağmen arkadaşları arasında sınıf başkanı seçildi. Mezun oluncaya kadar 4 yıl bu görevinide kaldı. Köyden sınıf arkadaşı Fatma Mehmedova da aynı sınıfta idi. Fatma da Halime gibi sınıfın en başarılı öğrencilerinden bir tanesi idi. Dört yıl eğitim esnasında en yakın arkadaşı Günay ile aynı masayı paylaştılar. Aynı zamanda Zvanartsiden (Güveceden Hatice, Brestoveneden Ayten yakın arkadaşları idi. Halimenin ölümünden sonra Ayten ve Hatice ile internet sayesinde görüşme fırsatı buldum. Her ebeveyn toplantısına gittiğimde sınıf öğretmeni Petrova ve diğer öğretmenlerin Halime hakkında en güzel şeyleri söylemeleri beni o kadar mutlu ediyordu ki ifade etmeye kelimeler bulamıyorum. Onunla gurur duymaktan başka bir çarem yoktu. Bazı ebeveyn toplantılarına ertelenmeyecek nedenlerden dolayı katılamıyordum. Toplantılara katılamadığım için Halime öğretmenlerden hiç takaza görmüyordu. Halimeden hiçbir şeyden şikayetçi değildiler. Sınıf öğretmeni Petrova soy isimli çok ciddi bir hanım efendi ile her karşılaştığımızda bana hep Halimeyi övüyordu. Çok iyi bir evlat yetiştirmişin onunla gurur duyman lazım diyordu. Zaten onun söylemesine de gerek yoktu, çünkü onunla her zaman gurur duyuyordum. Duyduğuma göre sınıf öğretmeni Petrova da Halimeden önce ismini bile anmak istemediğim o amansız hastalığa yenik düşmüş. Halimenin en yakın kız arkadaşları, hepside çok başarılı kızlardı. 1989 yılında devlet imtihanlarına hiç girmeden mezun oldular, çünkü 4 yillık puanları çok yüksekti. Onların imtihanları tam büyük göç esnasına denk gelmişti. O vakit bütün okullarda imtihanlar iptal edilmişti. Halime ve arkadaşları imtihana girmeme haklarını kazanmış olmasalardı, hepsi 4 yıl okumasına rağmen diploma sahibi olamayacaklardı, aynen o yıla denk gelen bir çok öğrenci gibi. O talihsiz yıl binlerce öğrencinin gelecek hayallerini yok etti. Halimenin 4 yıllık Bulgar edebiyatı öğretmeni Marinova, uzun yıllar ''N.Y.Vaptsarov'' lisesinde öğretmenlik yapmış çok ciddi ve titiz bir öğretmendi. 60-70-80'li yıllara damgasını vurmuş bir kişi. Onun dersinden imtihana girmemeyi kazanmış öğrenci sayısı her yıl parmakla sayılacak kadar azdır. Fakat Halimenin sınıfında kızlar çoğunluk olarak 10 dan fazla öğrenci imtihana girmeme hakkını kazandılar. Halimenin Bulgarca edebiyatından 4 yıllık ortalama puanı 6 üzerinden 6 idi. Tüm edebiyatı adeta ezberine öğrenmişti. Marinova o yıl mezuniyet töreninden sonra emekliye ayrıldı. Son mezunlarının bu kadar başarılı olduklarını gördükten sonra çok mutlu bir şekilde emekliye ayrıldığını, bizat kendisinden duymuştum. Onu çok iyi tanıyordum. Halimenin diplomasını çok yakın bir Bulgar dostum gördükten sonra şaşkına dönmüştü. Bu arkadaşım 1952 doğumlu 4 yıl ''Vaptsarov'' lisesinde Marinovanın öğrencisi imiş. O kadar çalışmama rağmen ben Marinova'dan 6 üzerinden 4 hiç almamıştım, Her zaman 3.5'tan yukarı çıkamamıştım demişti bana. Bu arkadaşım üniversite Bulgar filolojisi mezunu. Uzun yıllar da bulgarca öğretmenliği yaptı. Daha sonra da devletin yüksek kademelerinde görevde bulundu. 4 yıl eğtim sırasında Halime Bulgar edebiyatını a-z'ye kadar , en yüksek puanı kazanacak kadar her şeyi en inceliğine kadar öğrenmişti. O sistemde eğitim görenler çok iyi bilirler bulgar edebiyatının ne kadar zor ve ciddi bir ders olduğunu. Halime çok yüksek başarı ile mezun oldu fakat , çok zor bir döneme denk geldi. 1989 Türkiyeye zorunlu göç esnasında. En büyük hayali hukuk okuyup, avukat olmaktı. Okuduğu kitaplardan ve seyretiği filmlerden esinlenmişt. 1980'lerin başında Bulgar televizyonunda çok ünlü oyuncuların oynadığı bir Fransız tv dizisi yayınlanmıştı. Halime ile o diziyi başından sonuna kadar itina ile izlemiştik. Dizinin ismi ''Rozenbergler ölmesin'' dizideki bir avukatın suçsuz insanları ölümden kurtarmak için nasıl savunduğunu izlemiştik, Halime 10-12 yaşlarında olmasına rağmen çok etkilenmişti. O yaşlarda büyüklerin bile anlayamayacağı dizilerden hoşlanıyordu. Onun yaştakiler o zaman ünlü Sovyet çocuk dizisi ''Nu pagadi''yi seyrediyorlardı. Rozenbergler dizisindeki avukat Blok okadar savunmasına rağmen suçsuz sanıkları elektrik sandalyasına gönderilmelerini önleyemiyor. Bu olay Halimeyi o kadar etkilemişti ki o zamandan sonra hep avukat olmayı ve masum insanları savunmak istiyordu. 1989 olayları Halimenin hayallerini suya düşürmütü. Ne yazık ki o büyük 1989 göç olayları bizi ailece çok derinden sarsmıştı. Abisi askerde olması ve son anda geçirdiği ağır kazadan dolayı Türkiye'ye gelememiştik. Halimenin ısrarı üzere kalmıştık. Ne olursa olsun bu halde abimi yalnız bırakamayız demişti ve kendi kariyerinden, geleceğinden olmuştu. Bir yılı gitmişti. Evde ne var ne yok her şeyi okumuştu. Karagözköy kütüphanesine geçici olarak iş başı yapmıştı. Oradada 5-6 ay içinde yalnız kitap okumuştu. Daha fazla okuyacağı bir şey kalmamıştı. Aynı zamanda Goblen işlemeyi çok seviyordu. Kitap okumayı bırakıp goblen işlemeye başlıyordu. Çok güzel işlenmiş goblenleri vardır. Halimenin genel kültürü o kadar yüksek seviyededir ki, her hangi bir konuda hangi dalda olursa olsun onunla tartışmak insana ayrı bir zevk veriyordu. Her şeyi ispatı ile tartışıyordu. Gayet entelektüel bir şekilde karşısındaki insan ile hiçbir zaman boşuna münakaşa etmez, asla direnmez, çünkü çok iyi bilir kiminle tartışacağını. Münakaşa etiği kişi onun bilgi seviyesinin çok altında olsa bile, karşısındaki kişiyi incitmez, kalbini kırmaz, asla saygısızlık etmezdi. Onun için ilk olan insandır. Halime çok güzel fıkra analatırdı. Duyduğu yeni bir fıkrayı ilk bana anlatırdı. İnsanı düşündürücü ve mantıklı fıkraları tercih ederdi.Yukarıda da belirtiğim gibi her boş fırsat bulduğu zaman kitap okumak. İş yerinde, işe giderken evde her yerde. Hatta hayatının o son günlerinde bile kitap okumaya çalışmış. Öldükten sonra yatağının altında yine kitapları duruyormuş.Bu yazdıklarımı onu tanıyanlar için değil tanımayanlar için yazıyorum. Onu tanıyanlar benden daha iyi bilirler. Benim ve eşimin akrabaları Halimeyi kendi çocukları gibi severlerdi, hatta daha da fazla. O hepsinin gözünde her zaman güler yüzlü bir bebekti. Halime Bulgaristanda eğitim gördüğü 12 yıl artı 4 yıl ana okul hiç türkçe eğitim görmemiştir. Türkçe yazma ve okumayı orta okul yıllarında kendi kendine, Fransızca okuduğu için türkçe yazmaya ve okumaya öğrenmişti. Kütüphanemde türkçe kitaplar, dergiler ve eski gazeteler vardı. Onları okuya okuya türkçe okumayı sökmüştü. Konuşmayı tabi ki biliyordu. 1990 ağustos ayında Burgas Türk konsolosluğundan göç vizesi alarak Halimenin okuması için annesi ile onları Türkiyeye gönderdim. Türkiyede hiç eğitim görmeden kendi kendine sınavlara hazırlandı ve Trakya üniversitesi Çorlu işletme bölümünü kazanmayı başardı. Hiç tanımadığı bir ülkede 4 kız arkadaşı ile bir evde kaldılar. Cemile (Rize) ve Günay(Trakya Çorlu) ile çok iyi arkadaşlık yaptılar. Yedikleri içtikleri hep beraberdi. Biri birilerini hiç kırmadılar. Arkadaşlıkları o amansız hastalığın onu aramızdan götürünceye kadar hep en iyi şekilde sürdü. Her ikisi de düğününe katılmışlardı. Okuldan başarı ile mezun oldu. Bigisayarı mükkemel öğrendi. Bulgaristanda aldığı çok iyi ekonomi eğitimi Türkiyede okumasını hiç zorlamadı. 1994 yılı haziran ayında abisinin okul arkadaşı köylümüz Erol(1968) ile evlilik yaptı. Özteknik isminde bir şirkette muhasebeci olarak iş başı yaptı. 2 yıla yakın çalıştı. Oradaki arkadaşları ve işçiler tarafından çok sevildi. Orada Zehra isminde bir hanım efendi Bulgaristan Kırcali göçmeni ile çok yakın dost oldular. Halimeden yaşça büyük olduğu için onu kendi ablası gibi tutuyordu. Dostlukları ölünceye kadar hiç zedelenmedi. Her çalıştığı işyerinde hep beraber çalıştılar Zehra ablası emekli oluncaya kadar. 15.08.1995 yılında Derya isminde bir kız çocukları dünyaya geldi. Birkaç ay evde kaldıktan sonra hemen iş başı yaptı. 25 şubat 1997 yılında ise Mehmet isminde bir oğlu dünyaya geldi. Yine 2 yıl istrahat ettikten sonra iş başı yaptı. Halimenin ilk iş yeri Özteknik Beylikdüzü sanayi sitesinde bulunuyordu. Onalara yakın bir kalıp ve pres atölyesi personeli ile hep beraber aynı servisi kullanıyorlardı. O sıralar ben sigortasız serbest işlerde çalışıyordum. Yaşımın ilerlemiş olduğu için sigortalı çalışacak yer bulamadım. Türkiyeye 1992 yılında göç vizesi ile gelmiştim. O atölyenin sahipleri iki kardeş Arnavut göçmeni, abi Sırrı çekirdekten çok iyi kalıp ustası, kardeşi Murat (1958 doğumlu) Bilkent üniversitesi ekonomi bölümü mezunu genel kültürü çok yüksek birisi, servis esnasında Murat Halimenin sohbetine hayran kalmış. Halimeye bu kadar akıllı ve bilgili olduğunu nereden kaynakandığını sorduktan sonra, o da demiş ki sizi babamla bir tanıştırayım. Halime bana durumu anlattıktan sonra hep beraber bir gün Murat'ın atölyesine gittik. Uzun uzun sohbet ettikten sonra, bana ne iş yaptığımı sordular Sırrı ve Murat Baliç kardeşler. Bende ne bulursam çalıştığımı söyledim. Bana hemen iş başı yapmamı söylediler. Teknik üzerinde tahsil gördüğüm için yaptıkları iş bana yabancı değildi. Ertesi gün iş başı yaptım. Beni o gün daha sigortalı yaptılar. 2 yıl beraber çalıştık. Çok iyi dost olduk. Hala telefonlaşıyoruz onlarla. 1996 yılında 1 mayısta Murat'ı Bulgaristana götürmüştüm. Beş yıldır emekliyim. Bu emekliliğimi bir tanecik sevgili kızım Halimeye borçluyum. 1998 yılında Avcılar Vatan hastanesi muhasebe bölümünde iş başı yaptı. 2003 yılına kadar çalıştı. Hastanenin her bölümün personalinin ve çalışanların saygısını ve sevgisini kazanmayı başardı.Bir defa yanılmıyorsam 2003 yılında tesadüfen hastaneye Halimenin yanına yolum düştü. Bazı iş arkadaşları ile beni tanıştırdı. O esnada yanlarında tanımadığım bir doktor vardı. Beni doktora babam diye takdim ettikten sonra, beni hayatında hiç görmeyen doktor bey şunu söylemişti:-''Çok iyi bir evlat yetiştirmişsiniz, onunla gurur duyun''. O zaman aklıma yıllar önce Lisedeki Sınıf öğretmeni Petrova ve edebiyart öğretmeni Marinova'nın ve orta okul yıllarında müfettiş dostum Deskof'un söyledikleri sözler geldi. Onlarda aynısını söylemişti yıllar önce. Halime o kısacık hayatına başkalarının 60-70 yıla sığdıramayacak kadar gurur duyulacak şeyler sığdırmayı başarmıştı. 2003 yılında tekstil ürünleri ihracat eden bir şirketin muhasebe bölümünde işe başladı. 25 mart 2013,ölümüne kadar çalıştı. Oradada kendini en iyi şekilde ispat etmişti. Bu şirkette de Zehra ablası ve Gülçin hanımla beraber çalıştılar. Patronları tarafından hatta yurtdışında Bulgaristandaki partnerleri tarafından da çok seviliyordu. Slivenin ünlü ailelerinden Barutçievi ailesi ile çok yakın aile dostlukları vardı. İki tane düğün törenine gitmişlerdi Slivene. Ölümünden sonra internet sayesinde birkaç defa Marina Barutçieva ile görüştüm. Çok üzgün olduğunu, Halimenin telefondaki tebesümünü ve sesini çok özlediğini söyledi. Her fırsatta taziye mesajlarını hep gönderiyor.Halimenin hiçbir şeyinden endişe duymuyordum. Fakat yollarda bir kazaya uğrayacak diye çok endişeleniyordum. Ailece tatile veya bir yolculuğa çıktıkları zaman, varacakları yere kadar her yarım saatte onu telefonla arıyordum. Ancak vardıkları zaman rahatlıyordum. Onun için içimde her zaman bir tedirginlik mevcuttu. Gözümde onu hep bebek, masum ve savunmasız olarak görüyordum. İşinde ne kadar başarılı ise evinde de okadar başarılı idi. Ailesini çok iyi yönetiyordu. Çocuklarının terbiyesi ve eğitimi onun ellerinde idi. Her zaman onun kanatları altındadılar. Çok mutlu bir aile tablosu çiziyorlardı. Bir yerden hiç ayrılmıyorlardı. Bütün akraba düğün törenlerinde ailece ön saflarda yer alıyorlardı. Oyunlarıyla, danslarıyla herkesin gönlünü, beğenini kazanmışlardı. Ondan aile hakkında, işi ile ilgili veya başkaları hakkında hiçbir zaman zerre kadar şikayet duymadım. Hayatları çok mu idealdı ?, onu bilemiyorum. O kadar bir varlılkı aile olmamalarına rağmen, hiçbir defa bana baba bize şu veya bu yetmiyor dememiştir. İşi aksayacak diye 10 yıldır çalıştığı iş yerinden ekstradan bir izin istememiştir. Hatta ölümünden bir gün önce 23 mart cumaertesi günü yurtdışına göndermesi gereken evrakları olduğu için yataktan kalkıp işe gitmeye kalkışmıştı. Annesi müsaade etmeyince, gitmekten vazgeçmişti. Son Birkaç yıldır ailece kuzeni Müjgan ve eşi Faik ile çok iyi bir birliktelikleri vardı. Çok sık onların Trakyada'ki yazlık evlerinde boş zamanlarını geçiriyorlardı. Yeni yıl ,bayram, doğum günü kutlamaları yapıyorlardı. Kızı Derya lise son,oğlu Mehmet lise 2 Bahçeşehir anadolu lisesinde okuyorlar. Her ikisi de başarılı öğrenciler. Halime ölümüne kadar hiç doktora gitmiş değildi. Hatta diş doktoruna bile gitmemişti. Bir dişinde bile dolgu yoktu. Çok duygusal. Her acı bir olayı içten yaşar, çok üzülürdü. 1987 yılında Glocevo' dan bir kız lise okul arkadaşının babası otobüs sürücüsü, öğrenci taşırken, Dyankovo-Razgrad girişinde otobüsün frenleri patlıyor. Orasının nasıl yokuş olduğunu herkes çok iyi bilir. Şoför frenlerin patladığını anlayınca otobüsteki öğretmenleri ve öğrencileri arkaya geçip koltukların arkalarına yatmaları için uyarıyor. Razgrad papazının evine çarpıyor. Şoför oracıkta can verirken hiçbir yolcunun burnu bile kanamıyor. Bu olay Razgratta günlerce konuşuldu. Babası ölen kız arkadaşının ve annesinin yakarışlarını gördükten sonra günlerce çok üzülmüştü. Buna benzer bir olayda Vatan hastanesinde çalışırken olmuştu. Olay şöyle: Firuzköy terzisi Ahmet'i herkes çok iyi tanır. Ahmet Kırcali Koşukavak(Krumovgrad)'tan.1989 yılında Türkiyeye göç ediyor. 1999, 17 ağustos depreminden 10 gün önce 18 yaşındaki kızı gitiği bir havuzda boğuluyor. Kızı o yıl üniversite sınavlarında tıp'ı kazanıyor. Kazandığını da hiçbir zaman öğrenemiyor, çünkü mektup onun öldümünden bir gün sonra ailesine ulaşıyor. Annesi Hatice hanım ve babası kızının acı haberini alınca şok oluyorlar. Annesi komaya giriyor. Yapılan iğnelerden dolayı kızının cenazesini bile göremiyor. Annesi komaya girdikten sonra Vatan hastanesine, acile kaldırılıyor. Halime onların o perişan halini görünce, çok acıyor ve üzülüyor. Özel hasatane olduğuğu için onlara masrafı ödemekte elinden geldiği yardımı yapmaya çalışıyor. Birkaç zaman sonra bana bu olayı çok üzülerek anlattı. Halime bana olayı anlattıktan sonra terzi Ahmet'le tanıştık. O zamandan beri çok iyi bir dostluğumuz sürüyor. Ahmet'in evlat acısını paylaşmaya çalışıyordum. Paylaşmak başka yaşamak bambaşka bir şey. Ne yazık ki o acıyı bizde tattık. Ahmetle arkadaşlığımız kader arkadaşlığına döndü. Onun o yıllarca tükenmeyen acısını daha iyi anladım. Ahmet ve eşi Hatice Halimeyi çok seviyorlardı. Halimenin cenazesinde Ahmet'in bana söylediği şu oldu: -''İbram abi bu gün benim kızım bir defa daha öldü''. Bu acının asla bitmeyeceğini bilahsa o zaman daha iyi anladım. 42 yaşına kadar Halimenin ağzındam duyduğum en ağır cümle ''Hayret bir şey''. Bu cümleyi de yalnız annesine kullanırdı. Çünkü annesi kendi sağlığına o kadar dikkat etmediğinden ona kızdığı için o cümleyi kullanırdı. Annesi kendisini koruması için onu uyarmak zorunda kalıyordu. Annesi ve bende yıllarca yüksek tansiyon olduğu için bizi hergün telefonla arar ilaçlarımızı alıp almadığımızı ve halimizi sorardı. Böyle durumlarda gayet ciddi idi. Bizi korumayı, ayakta tutmaya çalışırken meğer kendini feda etmiş. Bütün akrabalarının ve sevdiklerinin doğum günlerini bilirdi. Kutlamalarını da hiç aksatmazdı. Sürpriz yapmaya bayılırdı. Aynen son yaptığı acı sürpriz gibi. Son sürprizi dünyayı göz yaşına boğdu. Halimenin ölümüyle ilgili olarak hiç yazmak içimden gelmiyor. 20 mart 2013 çarşamba günü işte rahatsızlanıyor ve öğleden sonra izin istiyor. Patronu Hayati bey şaşırıyor. 10 yıldır hiç izin istemeyen Halime ablada bir şey var diye aklından geçiriyor. Biz cuma günü öğleden sonra anladık rahatsız olduğunu. Her gün annesini aradığı için üç gün aramayınca annesi iş yerini arıyor iş arkadaşı Gülçin hanım biraz rahatsız olduğunu ve evde olduğunu söylüyor. Annesi ile hemen ona gittik.Halime evinde yatıyordu. Biraz gripli olduğunu söyledi. Kızı Derya'nın 24 mart pazar üniversite sınavlarına katılacağı için. Rahat okusun diye Halimeyi Bize getirdik. Annesi ona hizmet etmek istedi. Cumaertesi pazar arka arkaya Avcılar ve Bakırköy devlet hastanelerine götürdük. 24 mart pazar akşam saat 22.00 doğru daha da fenalaştı hastalığı, Son an doktorlar kan kanseri olduğunu söylediler. Bakır köy hastanesinde doktorlar kanser olduğunu açıkladıktan sonra orada bulunan çok sayıda yakınları ve akrabakları heppimiz adeta ayakta yıkıldık. Şok olduk. O şoku 3 ay geçmesine rağmen hala atlatamadık. O doktorların açıklamasından sonra gece saat 23.30'da Bahçelievler Medikalpark hastanesine sevkettiler 00.30 gece yarısı 25 mart 2013 pazartesi bu dünyadan elimizden uçtu gitti. O akşamı saat 20.00 ye kadar kendini biliyordu hatta Derya sınavdan geldikten sonra nasıl geçtiğini sormuş. Bir sıra annesine çok sıkıldım artık eve gidelim demiş. Halimeyi 25 mart 2013 Pazartesi günü ikindi namazından sonra Hadımköy Gülbahçe mezarlığına defnettik. Cenaze törenine yüzlerce kişi katıldı. Cenazeye gelemeyenler günlerce taziyede bulundular. Cenazesinde de kendinin ne kadar sevildiğini gösterdi. Facebook'ta binlerce arkadaşım var,30 gruptan fazla, grup üyeliğim var.İnternet üstünden ve telefonla binlerce taziye mesajı aldım. Çocuklarının ve ailesinin aldıkları başka ,onlarda yüzlerce. Bu yazıyı daha sonra kitap haline getireceğim için , bütün mesaj gönderen dostlarımın isimlerinin tek tek burada yer almasını uygun buldum. Mesajlar çoğu klasik (Başın sağ olsun, allah rahmet eylesin) olduğu için kısa mesajları tek tek yazmayı uygun bulmadım. Yalnız uzun anlamlı mesajlara burada yer verdim. Ölümünden üç ay geçmesine rağmen, ev telefonları susmuyor Mesajlar hala gelmeye devam ediyor. Çok enteresan Dünyanın her kıtasından mesaj geldi. Japonyadan, Avustraliyadan, Amerika, Arizonadan, Kanadadan, Afrika Nijeriyadan, Avrupanın çok ülkelerinden mesajlar geldi hala da gelmeye devam ediyorlar. Sevgili dostlar bu acı günlerimizde bize gösterdiğiniz insanlık ilginizden dolayı size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ayakta kalmayı başarıyorsak o da sizin sayenizde!.. Halime anılarımızda her zaman bebek yüzlü, mütevazı, zarif, kalbi güzel,kimsenin kalbini kırmayan,herkesin yardımına koşan,hep güler yüzlü kalacaktır.İbrahim Güner Kunduracı,02 temmuz 2013, Sevgili bir tanecik kızım HALİME'nin ölümünün 100'cü günü.İstanbul...

Halimenin ölümünden sonra gelen TAZİYE MESAJLARI( mesajlar aynen orijinal şekliyle yayınlanmıştır, Hiçbir düzenleme yapılmamıştır)

Taziye gönderen arkadaşların isimleri: KARAGÖZKÖY-FİRUZKÖY Facebook grubundan gelen mesajlar:Fatma Ahmedova(Byala palanka Sliven),Nevzat Genç(Bursa) Can Erman(Bursa), Hudai Uludağ(Bursa), Osman Mutlu(İstanbul), Mustrafa Abdiş(İstanbul), Sabri Hüseyin(Belçika),Mustafa Pehlivanoğlu(İstanbul), Hasan Genç/İstanbul), Selime Duraç, Şenay Ridvanova/BG), Behçet Akgül (İstanbul), Murat Yılam(İstanbul), Yusuf Çavuş(Karagözköy), Hüsniye Atasoy (Adapazarı), Ayşe Efraim(BG), Emine Tunalı(Belçika), Ragub İdaet(BG), Mert Canik(İstanbul), Lütfi Köseoğlu(Söke), Sabri Öztürk(İstanbul), Hasan Duran(İstanbul), Nevin Uludağ(İtalya), Ziya Yılmaz(İstanbul), Mahtüme Şükrü Sungur(Çorlu), Seçkin Onbaşı(İstanbul), Selviye Abtulla(BG),Burhan Afetmez(İstanbul), Nurcihan(BG), Musa Pehlivanoğlu(İstanbul), Metin Göç (İstanbul), Cihat Özkan(İstanbul), Bahriye Muharem(Ruse), Ali Sevda(BG), Salim Özkan(İstanbul), Ahmet Karagöz(İstanbul), Nezir Hacı(İstanbul), Zehra Durgut(Bursa), Safiye Coşkun(İstanbul), Fatma Alişeva(BG),Seyhan Sali(BG ,Müjgan Sabrieva(BG), Emine Abca(Eskişehir), Nevin Yunusoğlu(İstanbul), Sinan Özgür(İstanbul), Pakize İnce Coşkun(İstanbul)i, Selime Öztürk Pehlivan(İstanbul), İlken Şen(İstanbul), Hatice Mehmedova(BG), Tayfun Efraim(BG), Kadrie Halilova(Belçika), Eren Hüseyin(BG), Gülver Afetmez(İstanbul), Ayşe Yılmaz(İstanbul), Kadrie Mümün(BG), Şenay Arslan(İstanbul), Sebat Eşref(BG), Feriha Rahimova(BG), Ahmet Sali(Belçika), Ürkiye Ahmedova/BG), Mirem Harun(BG), Zeynep Efraim BG), Ayten Remzi Paşa(İstanbul), Canan Maksudova(Belçika), Havva Koz (İstanbul),Mustafa Belge(İstanbul), Sevim Özen(İstanbul), Hikmet Ergün İstanbul), Esin Yunusoğlu(İstanbul), Sali Hakkı(BG), Hüseyin Mehmedof BG), Semra Cansev(İstanbul), Nurcihan Hüseyin(BG),Mine Mehmed(BG), Şafiye Ataer(İstanbul), Celil Çalışkan(İstanbul), Kadriye Mümün(BG), Ravie Muharemova(Duranköy BG), Bediha Zaid(BG), Ahmet Nezriyef(BG), Zeynep Efraim(BG), Fatma Kaya(İstanbul), Salim Gencebay(Bursa), İzzet Öztürk(İstanbul), Neziha Sali(BG), Müjgan Irmak(İstanbul),Gülşen Şükrüeva (BG), Zeliha Pehlivanoğlu(İstanbul), Orhan Mehmet(BG), Tarık Arslan (Tekirdağ), İslam Davudof(BG), İsmet Berberoğlu(Bursa), Erkan Doğaneli (İstanbul), Sali Parvi(BG), Mehmet Veizoğlu(İstanbul), Fatma Reyhan Paşa (Eski şehir), Bayse Sabri(BG), Mümüne Mehmedova(BG), İsa Sabriev (Belçika), Davut Deliormanlı(Çerkezköy), İbrahim Tulun(İstanbul), Ayşe Rercep(BG), Fatma Ahmedova(BG),Mecit Rahimof(Karagözköy BG), Tuncay Özdemir(İstanbul), Nurcan Dirik(İzmir), Mehmet Dirik(İzmir), Metin Çoban(Karagözköy BG), BULGARİSTAN GÖÇMENLERİ RAZGRAD Facebook grubu: Hasan Duran, Tarık Pınar, Ayşe Ahmet Nurulla, Remzie Aliosman, Zebure Balkanlı, Osman Ceylan, Sevgiye Ulaş, Gürcan Gürcan, Fatma Türkan, Zehra Durgut, Özlem İbrahim, Ercan Tekin, Mehmet Yılmaz, Niyazi Şentürk, Cevtap Varol, Eleonora Atanasova, Ravie Muharemova, Behçet Kaptan, İrfan Beyti Abtulla Hacıkadıoğlu, Seniha Dinler, Beytiye Kahraman, İlknur Demir Temel, Şaban Öztürk, Kadrie Mustafova, İsmet Korkmaz, Mehmet Hüseyin, Mustafa Dalkıc, Mecnun Gönül, Levent Kahraman, Murat Yılmaz, Hafize Baki, Niyazi Ural, Gülcihan Selimova, Reyhan Yankov, Enver Özgür, Ayfer Güler, Adnan Abay, Muzaffer Tunalı, Fikriye Kadirova, Beyti Kulaksızoğlu, Ferahiddin Bayraktarof, Halime Nalbantoğlu, Beyti Coşkun, Elmaz Dahil, Ayşe Işık Mutlu, Cumaziye Hatipoğlu, Şenay Mümün,Ersin Paşaoğlu,Faik Sabit, Hüdai Uludağ, Mehmet Umar, Nagehan Parlakoğlu, Taner Yonkovo, Osman Ahmet, Tunçer Özkan, Gürcan Gürcan, İsmet Berberoğlu, Bediha Zaid,Mürvet Merito, İbrahim Tulun, Mümüne Mehmedova, Mehri Semer, Fatma Kurucuk, Sedat Çakır, Timur Hacıef, Yukie Hılmi, Ali Mustafaoğlu, Fevzi Çavuş, Mehmet Mehmedof, Salim Ahmedof, Oktay Öztürk, Ali Şentürk, Koray Mutlu, Şaban Öztürk, Celil Çalışkan, Nuray Savaş, Tarık Yılmaz, Hayretin Hacıoğlu, Yakup Mehmet, YASENOVETS(DUŞTUBAK) Facebook grubu: Beytulla Şerifoğlu, Tunçer Özkan, Ayhan Küçükoğlu, Sadriye Manav Özler, Ahmet Palanzof, Seyfettin Kuru, Ridvan Başaran, İsmet Berberoğlu, Seniha Saraç Poturoğlu, Adnan Özbudak, Muazzez Şen, Sebahidin Hasan, Mehmet Mehmet :;TRAKYA facebook grubu: İlhan İbryamof,Şenol Yılmaz, Ülkü Görür, Nebahat Özgan, Semra Doğan, Gül Pekcan, Nihat Tuna, Taner Kahraman, Dilay Can, Güner Tahir, Abdullah Ece, Musa Çavuş, Osman Karaca, Adalı Buzuki Ahmet, Hüseyin Topal, Aysun Keskin Akpınar, Süreya Dedeoğlu, Kevser Bici, Yasemin Kaya, Ayla Kalın, Cevat Fırat, BİSERTSİ (bg) Facebook grubu: Firdevs Ekedal, Ezrumiye Kılıç, Feriha Karagöz, Habibe Bahar, Natali Natalia, Zeynep İnanoğlu, Yonuz Mustafa Arif, Nuray Zekeriev, Dinçer Karagözoğlu, Dinçer Nedret, Melihat Mercanova, Müberra Salim, Şermin Tuna, Sabiha Sever, Didi Mehmet, Leyla Halil, Levent İmamoğlu, Mümün Öztürk, İmren Şevkıeva, Mujgan Osmanova, Erdinç Kaptan, Behice Tunalı, Fahri Hatipoğlu, Bahtişen Sabri, Daka Asketof, GLOCEVO(BG) Facebook grubu: Bedri Sefer, Erol Işık, Sevcihan Tetevalı, Sunay Ataman, Osman Tarakçı,Hılmi Solak, Zeliha Coşkun, Gülizade Velieva, Bahtişen Kütükçü, Sezen Zekerie, İbrahim Tunalı, Osman Hocalar; KIRCALİ KRUMOVGRAD(KOŞUKAVAK)(BG) grubu: Bedrie Softa, Hasan Çalışkan, Necdet Atasoy, Bahri Öztürk, Gürsel Öztürk, Efraim Yılmaz, Lütfü Kasap, Feyim Çelik, Fikret Sabırlı, Alim Mutlu, Metin Türk, Neriman Aydın, Mihail Hristov, Hüseyin Sevinç, Sabahattin Öztürk, Metin Destan, Taner Adalı, Sefer Mutlu, Nurettin Öztürk, Rasim Sakaryalı, Gürsel Mutlu, Mustafa Mert, Ali Tatar, Hayriye Aydın, İsmail Yıdırım, Sabri Serbest, Fahriye Hasan, Metin Davut, Hamide Mehmet; RAZGRAD BELİ LOM(DURANKÖY) Facebook grubu: Hüdai Uludağ, Ravie Muharemova, Hasan Duran, Ülbiye Özgür Mutlu, Ülkiye Şevket, İlken Şen, Cevriye Ömer, Fikret Çelikesir, Ender Darga, Zehra Mutlu, Azmi Mutlu, Binnas Balkan, Zaliye Özgür, Selahatin Çelik, Necdi Coşkun, Ruhşen Mollaoğlu, Bahtişen Demir, Ahmet Coşkun, Raif Cevatov, Kenan Krasimir Güler, Mübeccel Şentürk, Hatice Yüksel, Sebile Güler; BULGARİSTAN GÖÇMENLERİ SİLİSTA Facebook grubu: Benay Öner, Rufi Molla, Meliha Barış, Sevcan Sever, Neşe Öztürk, Vahit Naimoğlu, Seçkin Kır,Mehmet Asya, Ramazan Çetin, Necmiye Gönül, Coşkun Çelebi, Sevim Yılmaz, Fatmagül Yılmaz, BULGARİSTAN DYANKOVO(KALAVA) Facebook grubu: Mustafa Tekkeli, Kenan Goçev, Halime Güler, Emine Dailova, Remziye Şentürk, Zevcet Dobrucalı, Tayip Bodur, Cünneyt Sali, Servet Mutlu, Gamze Alişoğlu Durmuş, Ayşe Koçak, Ali Sami, Emine Emiroğlu, Seviye Semet, Erdal Adem Ahmet, Fikret Hacıoğlu,Mehmet Semet, Mustafa Sametoğlu, Ahmet Özgür, Kaan Karademir, İlhan Özgür, Fevzie Afşar, Seher Kahraman, Fikriye Kopral Solak, Ferit Mutlu, Gürsel Güçlü, Recep Özdemir, Halime Güler, Fikret Çetin, Ayşe Sali, PODAYVA Facebook grubu: Burhan Utkualp, İsmet Berberoğlu, Nihat Kabil, Erdinç Halim, Şirin Çalışkan, Mutlu Sezen, İbrahim Deliormanlı, İrfan Beyti Abtulla Kadıoğlu, Yüksel Öztürk, Akif Yurtsever, BULGARİSTAN MEDOVETS (SARIKOVANLIK) Facebook grubu: Fatma Sarıkovanlık,Taha Mert Şentürk, Neri Nazik, Mustafa Akkaş, Hasan Hüseyin Süleyman, Salim Mustafa Salim, Mediha Danyıldız, Emine Cura Şanslı, Efe Sadık, BULGARİSTAN KRİÇİM USTİNA Facebook grubu: Fidan Çavdarof, Nesrin Sipahi Kıratlı, Can Gulerman, Satılmış Yavuz, Hüsniye Zaloğlu, Gürsel Baş dadaç Göksel, Hüseyin Şentuna, İsmiye Selamoğlu, BULGARİSTAN GARA SAMUİL Facebook grubu: Fahri Eyüpoğlu, Belgin Vatansever, Reyhan Aliosman, BULGARİSTAN ZVANARTSİ GÜVECE Facebook grubu: Nurgül Mehmet, Fikret Güler, Adviye Tunalı, Hüseyin Alfatlı, İrena Pankova, Şener Mutlu, Nuri Mutlu, Sinem Sevgin, Emre Çalışkan, Tevfik Yıdırım, Şener Çalışkan, Turhan Güler, Gül Veysel, Remziye Çalışkan, BULGARİSTAN AHMAÇKÖY MORTOGONOVO Facebook grubu: Çidem Öztürk, Güner Karabekir, Safiye Coşkun, Ali Mercan, Peri Yıldızı, Beynur Beyram, Seher İsmail, Mümüne Ahmet, Seniha Saraç, BULGARİSTAN RAKOVSKİ ZİNCİRLİ KUYU Facebook grubu: Alten Işık Tağı, İsmail Berberov, Nergis İdrisoğlu, BULGARİSTAN BYALA PALANKA ÇEŞLİ KÖYÜ Facebook grubu: Nevin Yılmaz, Zülbiye Karamanova, Ayşe Galipova, Fatmagül Ahmedova, Nurşen ve Basri Yıldız. Telofon ile iletilen taziyeler: Behti Feyziyef(Amerika Arizona), Kadriye,Hüseyin Talipoğlu(Kanada), Halime Hikmet (Belçika her gün), Mehmet Dirik (İzmir Torbalı), Nizamettin, Selamettin, Vedat, Sevim Kadak (Didim) Aliş Camcı, Ahmet Talibof, Küçük Ahmet, Fehim Sülüş, Sadet v.s.

 ibrahim güner · ibrahimguner@veselina-karagoz.com · 25.03.2013 1:03
Bu akşam saat 00.30 dünyada en sevdiğim bir tane kızım HALİME'yi 08.08.1970 doğumlu aniden kaybettik. ey dostlar dünyam yıkıldı !


Behti Feiziev · behtifeiziev@yahoo.com · 25.03.2013 7:08
Sayın dostum İbrahim başın sağ olsun acı bir kayıp Allah rahmet eylesin..

ahmet sercan · ibrahimguner@veselina-karagoz.com · 25.03.2013 9:28
Bu acılı gününüzde acınızı paylaşıyoruz. Merhumeyi Allahtan rahmet kederli ailesine sabır diliğiyoruz.ruhu şad mekanı cennet olsun.Başınız sağ olsun saygılar..


ibrahim deniz · denizwax@hotmail.com · 25.03.2013 17:24
Hakkın Rahmetine Kavuşan Merhumeye Yüce Allah’tan rahmet , kederli ailesine sabırlar diliyoruz. Yeri Nur Mekanı Cennet olsun..Başınız sağolsun. İbrahim Deniz ve ailesi



 Behçet AKGÜL · behcet.akgul@hotmail.com · 25.03.2013 18:09
Akrabam ve öğrencim olan Halime'nin vefatı bizlerde büyük üzüntü yarattı...Merhumeye Allah'tan rahmet ,başta eşi Erol,çocukları Mehmet ve Derya,anne ve babası Saniye ablam ve İbram agam,ağbisi İlhan olmak üzere tüm ailesine ve sevdiklerine başsağlığı dileriz. Ümmügül ve Behçet AKGÜL ailesi

Ayşe Akgül Kobak · aysekobak@gmail.com · 27.03.2013 18:11
İbrahim abi,başınız sağ olsun...duyunca yıkıldım ve inanamadım.Kendisi gibi sessizce gitti.Benim küçüklüğüm Halime ablanın başarılarını dinleyerek geçti,babam hep o ve arkadaşlarından bahsederdi(fatme mehmedova,ayla osmanova vs).Zeki,çalışkan ve en önemlisi de hoşgörülü ,alçak gönüllüydü.Bir insanın hiç mi kötü huyu olmaz işte o onlardan biriydi.Hayırlı bir evlat ve herkes tarafından sevilen biriydi.Acının en büyüğünü yaşadınız,evlat acısı hiç bir şeye benzemez derler.Paylaştığın resimlerdeki gibi onu hep böyle güler yüzlü hatırlayacaz.Saniye ablama,eşine ve çocuklarına Allah sabır versin,mekanı cennet olsun...BU SATIRLARI YAZMAK BİLE ÇOK ZOR ama ne kadar çok seveni olduğunu da bilmenizi istedim



nuri mutlu · nuribulduk@hotmail.com · 28.03.2013 22:54
başımız sa olsun



kadriye candaş · kadriyecandas@hotmail.com · 01.04.2013 23:31
Başınız sağ olsun işitince çok üzüldük allah rahmetini gani eylesin küçükk Halmişi ço severdik o hep bizde küçük Halmiş diye hatırlanacek alahtan size sabırlar diliyorum yazan[ huseyin kadriye emine talipoglu] sizi seviyoruz



ibrahim güner(kunduracı) · ibrahimguner@veselina-karagoz.com · 29.03.2013 13:08
Hayatım doğdumdan beri hep acılarla izah bile edilmeyecek zorluklarla geçti; hiç yıkılmadım, dim dik ayakta kalmayı başardım, fakat senin aniden bizi bırakıp elimizden uçup gitmen yıllarca içinden çürümüş, o kadar fırtınalara dayanmış, bir esintiden yere yuvarlanmış koca bir çınar ağacı gibi yere yuvarlandık. Senin bir tırnağının kırılmasına bile dayanamayan bir baban olarak seni bu feci ölümün elinden kurtaramadığım için kendimi senin yanına varıncaya kadar asla af etmeyeceğim benim bir tane meleğim. Seni bir an bile unutmayacağız. Seni hep bebek yüzlü, yüzünden ne kadar sıkıntın da olsa hiç belli etmeden yüzündeki o tebessümü hep gözümüzün önünde olacak. Seni her şeyden çok seven baban ve annen. 29 mart 2013



Mahtüme Sungur: Çorlu -İbrahim ,Saniye başınız sağ olsun ,Allah sabırlar versin ,canım kardeşlerim.



Hüdai Uludağ - Bursa:Ah dostum,ah arkadaşım ne desem içinin nasıl parçalandığını hissediyorum,çok çok üzüldüm anlatamam.Allah sana sabır versin !

Fatme Ahmedova -Razgrad Veselina:Всички скърбим за нея. Тя ми бе съученичка от 1-12 клас. Предавам съболезнованията на учителките и помощния персонал на детската градина в с. Веселина. Потресени сме от факта, че вече не е между нас.

Georgi Georgiev- Sliven: Моите съболезнования !

Katia Ivanova – Razgarad: Shalgadzieva Nashite saboleznovanie

Yusuf Sünbül - İstanbul:başınız sağ olsun abim mekanı cennet olsun.allah kalanlara sabır versın.

Hikmet Çelik başınız saolsun ibrahim bey allah yerinde dinlendirsin

Serefcan Daşkan- İstanbul: Başın sağolsun ibrahim amca

 Recep Özgür İbrahim abi başınız sağolsun,ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN-sizlerede sabırlar versin.

Mehnur Alieva Salieva-Razgrad,Veselina:başınız sağolsun ibrahim abi mekanı cennet olsun allah sabır versin sizlere çok zor ve aciıinsan sevdiğini kaybedince hele ki evlat acısıolunca çok zor.

Цветанка Василева-Razgrad: Моите съболезнования! Много съжалявам.

Selime Şen -başınız sağolsun sizin acınızı biz biliriz canım arkadaşımın mekanı cennet olsun !

Kafiye Recepoğlu: başınız sağ olsun İbrahim abi ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN

Melike Ahmed :bu sabah işe giderken duydum Ibrahim abi,çok üzüldüm allahtan rahmet dilerim mekani cenet olsun ,nur içinde yatsın acınız çok büyük allahtan sabır dilerim size , yavrularına, ailesine .....güçlü olmalısınız zor da olsa ..

Hüseyin Korkmaz :İbrahim bey Başınız sağ olsun Allah sizlere sabırlar versin

TC Nevzat Berberoğlu :Başın sağolsun İbrayim abi ALLAH size ve aylenize sabırlar versin Dünyada en büyük acı ANA,BABA VE EVLAT ACISIDIR...........

Reyhane Musa:  Ibrahim abi sana ve ailene ve sana baş salığı diliyorum mekanı cennet olsun çok üzüldükduyunca acınız çok büyük anlıyorum.

TC Mehmet Dirik -İzmir Torbalı:İbram amuca allah rahmet eylesin allah sizlere sabırlar versin..

Ayten Şen-Bursa: UNUTULMUYOR SADECE ÖZLEM OLUŞUYOR ....

Behçet Akgül :GÜNLER GEÇTİKÇE ARAMIZDA OLMADIĞINI HİSSEDİYORUZ......

Emine Halilova :canım Halime ablacığım nur içinde yat

Zait Akgül :RAHMETLİ AGAMIN ARKASINDAN DEDİĞİM GİBİ ALLAH SEVDİĞİNİ ERKEN ALIR MELEKLER ÇABUK UÇAR ALLAH GERİ KALANLARA SABIR VERSİN ÇOÇUKLARINA UZUN SAĞLIKLI VE MUTLU HAYAT DİLİYORUM

Hasan Duran :allah sevdigi kullarını kendi himayesine alır bacımın mekanı cennet olsun yakınlarına sabır başınız sagolsun

Katia Ivanova Shalgadzieva-Razgrad: Nashite saboleznovanie

Валентина Стойчева-Razgrad: Nay iskreni saboleznovaniya !!!

Erdoo Erdo :Allah Rahmet eylesin mekani cennet olsun Ibrahim abi 

Stoyanka Georgieva Stoyanova-Razgrad: моите искрени съболезнования Страшно много съжалявам за това красиво създание Мир на праха и !

Silvi Cankova-Razgrad: Moite nai iskreni saboleznovania

Eleonora Atanasova-Belçika: Нека почива в мир, моите най-искрени съболезнования на твоето семейство. Кураж .... :((((((

Nurten Güneş: Sizleri tanımıyorum ama çok üzüldüm.Allah sizlere sabır versin çok gencecik gitmiş.Daha önceleri herkeze açık resimlerinizi izlemiştim hepsi çok güzeldi.Nur içinde yatsın güzel kızınız.

Марина Барутчиева - Sliven :две искрящи усмивки

TC Nevin Uludag - İtalya: yapma İbram ABİ...HEPİMİZ KAYBETTİK YAKINLARIMIZI..biliyorum rahmetli anam derdi evlat acısı başka bir şey...nur içinde yatsınlar..unutmuyoruz sevdiklerimizi..her an kalbimizdeler..

Sheni Kenardjieva :allahtan rahmet ve sabir diliyorum

Gülizar Hatipoglu : allah sabır versin

 Şerife Turan -Antalya:Sözün bittiği yer...Acının en büyüğü...

Yusuf Öztürk :Başınız sağ olsun İbrahim abi.Allah sizlere sabır versin .

Zehra Durgut-Bursa: Tarifi mümkün edilmeyecek bir acı ALLAH sizlere sabır versin dayı..

Arslan Ferudun -Tokyo,Japonya: Abi inanamadım senay soyledi bana .

Naksedil Mustafa - Ruse:Ibrahim abi gerçekten acınız çok büyük, ama torunlarınız için güçlü olmanız gerekiyorrr....Saygılarımla!

TC Adil Gürten :Allah gani gani rahmet eylesin, hepinizin başısağolsun... Allah çok büyük sabırlar versin....

Hatice Senguler Nuh-Kanada:  Başınız sağ olsun. çok üzüldüm. Allah sizlere sabir versin.

Neziha Sali :ana kiz cok guzeller ama mallesef birden yokmuş gibi ayriımak en büyük acıdır allah sabır versin hepinize. ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR

TC Mehmet Dirik - İzmir,Torbalı:Halime ablayı tanımayı çok isterdim, kısmet değilmiş. Allah mekanını cennet etsin. İbram amcam ve Saniye yengeme allah sabır versin...

Behti Feiziev -Amerika,Arizon:Saygılı dostum Ibram acını paylaşıyorum seni iyi tanırım sen kolay düşecek bir insan değilsin Allah yardımcın olsun arkadaşım ......

Süheyla Yılmaztürk :İbrahim amca Halim'e hep o güzel güler yüzünle bizim kalbimizde yaşayacak !

TC Meliha Kartoğlu : Abi iyi düşünmüşsün hem böylece kendini daha iyi hisedersin !

Nurcihan Huseyin: evet cok guzel gunlerimiz vardi okulda onu hic unutmicas hep bizimle olacak

Nurgül Mehmet (Güvece Zvanartsi)Bunu söylemek nekadar acı biliyorum bende kaybetim yavrumu ama onların gitigi yol bütün insanlarin elbet birgün gideceyi bir yoldur, alah sabır versin tum aileye.

İbrahim Güner: Halimenin ölümünün 15 'ci günü anısına !
Seni çok özledim benim minik meleğim....

Senin o minicik ellerini,
o güzel tırnaklarını özledim....
Bebek yüzünü,
o yamık dişini özledim.......
Yüzünden hiç bitmeyen gülüşünü,
o senin alçak gönülüğünü özledim......
Her atığın o adımları,
kinseyi kırmayan kalbini özledim....
Her kızdığın sırada,
tek kullandığın ''Hayret bir şey''
deyişini özledim .....
Devamlı ilaçlarımı, almam için,
bana fırça atmanı ozledim....
Senin fırça atman bile,
nezaketten de üstündü....
Telefonda bana,
baba napıyosun demeni özledim.....
O akıllı sohbetlerini,
insanı düşündürücü, sivri zekanla
anlattıkların fıkraları özledim......
Senin o sofra hazırlamanı,
çocuklarına be yavrum demeni özledim....
Her hafta sonu işten dönüşünü,
bize uğramanı özledim....
Kapı girişinde, o senin minnacık ayakkabılarını özledim.....
Senin zarafetliğini, nezaketliğini,
tebessümünü,alçak gönüllüğünü,
hiç yaşlanmayan yüzünü...
Harşayini,her şeyini özledim.....
Bu özlem asla bitmeyecek.
Seni hiç bir zaman sana ulaşıncaya
kadar unutmayacam,baban !
08.04.2013.

İbrahim Güner: Sevgili arkadaşlar çok yakında kaybetiğim çok değerli tek kızım Halime'yi sevdiklerinin kalplerinde ebedileştirmek için anısına bir kitap yazmaya karar verdim. Onu sevenlerinden, okul , iş arkadaşlarından, yakınlarından, onu çok yakından tanıyanlarından bir ricam var. Onun hakkında ne biliyorlarsa, her hangi bir anıları v.s. varsa, lütfen yazın ve benim faceb.. mesaj olarak iletin. Halimeyi kalplerimizde yaşatmak istiyorsanız lütfen yazın.Şimdiden size teşekkürlerimi arz ederim. Saygılar selamlar ! İbrahim Güner (Kunduracı) İstanbul /07.04.2013.

İbrahim Güner: Sevgili dostlar, bu ifadesi edilmeyecek kadar zor acı günlerimizde gönderdiğiniz mesajların her satırı bizi ayakta durmamızı sağlıyor. Bizi bu zor günlerimizde yalnız bırakmadığınız için size nasıl teşşekkür edelim bilemiyorum. Sağolun varolun. Ne olur bizi teselli mesajlarınızdan mahrum bırakmayın. En içten saygılarımla, Selamlar ! İbrahim Güner (Kunduracı ) İstanbul 09.04.2013.

İbrahim Güner: Biricik çok kıymetli kızım HALİME'nin anısına ;
Feci ölümünün 20'ci günü
Bu gün 13 nisan benim doğum günüm,
Halime'nin ölümünden 20 gün önce aile sofrasında bir söz ettim. Dedim ki
artık doğum günü kutlamayacağım, çünkü her doğum günü ölüme daha bir
adım yaklaşmak demek. Hemen HALİME seslendi, dedi ki: 
- Baba ben sana bir sürpriz yapabilirim. Sürpriz yapmayı severdi. Ve de en büyük 
ve en acı sürprizi yaptı. Bu mu da bana yapacağın sürpriz...???
baban 13.04.2013. İstanbul.

В памет на единствената ми скъпа дъщеря ХАЛИМЕ :
20"тия ден от жестоката и смърт!
Днес 20 април мой рожден ден,
20 дена преди смърта на ХАЛИМЕ на семейната трапеза казах нещо. Вече 
рожден ден няма да чествам, защото всеки рожден ден е с една стъпка 
наближаване до смърта. Веднага се обади ХАЛИМЕ и каза следното :
- Татко аз мога да ти направя някоя изненада. Обичаше изненадите. И го направи най голямата и най горчивата изненада. Това ли беше изненадата за 
мен...??? Баща ти 13.04.2013. Истанбул .

Hüdai Uludağ -Bursa:Evet değerli dostum...sevilen birini kaybedince bütün kutlamalarda külleniyor.Allah onu korusun cennet bahçelerinden birinde bulundursun...acın bizim de acımız.saygılar !

Tarık Arslan -Tedkirdağ: Sayın kardeşim,Allah sabır versin,metin olmaya çalış.Yaşını kutlayamıyorum,lütfen beni affet.

TC Ahmet Yildiz -Çorlu:Nur içinde yatsın ! Allah rahmet eylesin ! Acınızı paylaşıyoruz !

TC Mehmet Dirik -İzmir-Totbalı:İbram amca allah sabır versin. Ablam nur içinded yatsın..

Recep Özgür-Çerkezköy: İbrahim abi hayat bu ALLAH-tan gelen kadere razı oluruz YA-SABIR -SABIRlar..

.. Semra Chausheva -Şumen: ALLAH SABIR VERSIN AMACA... MEKYANI CENNET OLSUN... DUALARIMIZ SIZINLE

Neziha Sali :DOGUM GUNUNU KUTLAMADIM senin yazdin sozlerinin dolayisi ile ALLAHTAN ...SABIR...SABIR ...dilerim bu gencecik guzel HALIME nur icinde yatsin !

Georgi Georgiev-Sliven: Много хубаво момиче е било детето Ви . ..

Zehra Durgut -Bursa: Seni hiç unutmayacağız canım arkadaşım benim....

TC Emine Filiz :Artık resimlerde göreceğiz Halimeyi

Mumne Mehmedova: herzaman hatirlyacaz seni resimlerde olsa bilem

İbrahim Güner: O dünya denen denizde küçücük masum bir altın balıktın.
Adı bile insanı tiksindiren o acımasız canavar YENGEÇ isimli yaratık
pençelerine aldı seni elimden gitti.......!
(ölümünün 25'ci günü)

Ти беше една невинна малка златна рибка в тъй наречения свят на морето.
Даже от името му човек се отвръщава, страхотното чудовище тъй наречения РАК
ти отне с плещите си от ръцете ми и си отиде....!
/ 25 "ти от смърта и / 19.04.2013.

Neziha Sali. cok taze ve buyuk aci

TC Selviye Abtulla: of ne diyelim abi allah sabir versin cok genc giti !

Ayten Şen :(((( sabır,sabır,sabır be bol bol dua ....

Şumnulu Göçmenov : NUR İÇİNDE YATSIN GERİDE KALANLARA ALLAH SABIR VERSİN

Stoyanka Georgieva Stoyanova -Razgrad: бог да бди над душата и и да даде сила на  вас !

Behti Feiziev.Amerika,Arizona:  Dostum allah size sabir versin...

Alten Işık Tağı:  Allah size nasıl sabır verecek bilemiyorum İbrahim bey,ama bilin ki biz de dualarımızı eksik etmiyoruz,MEKANI CENNET OLSUN !

Kadrie Mustafova -Razgrad,Rakovski: Allah size sabır versin benim de eşim vefat etti bugün 2 yiı oldu sabiı demek kolayda insan bir de içinden gelse osabır gün geçtikçe unutulur diyorlar ya hepsi yalan acı büyüyor da hiç dinmiyor ama kendinize de dikkat edin allah korusun hastalik filan da gelmesin bakın biricik kızınız da yanınızda olmayacak bunları da düşünün kendinize biraz sabır verin cçk zor biliyorum ama sizin yazılarınızz beni çok üzüyor mekanı cennet olsun !

Mahtüme Sungur -Çorlu: Allah beynine sağlık versin cümlesine sabır versin ,Saniye hep onun nazik ellerini anlatıyordu küçük iken ,dualarımızla teseli buluyoruz İbrhim Saniye !

Hüdai Uludağ- Bursa: Canım dostum Allahımız onu senden daha çok sevmiş ki yanına aldı.Sana ne desem yaralarını kapatmak mümkün değil.Sabır sabır sabır....Mekanı tekrar cennet olsun !

İbrahim Güner: Sevgili dostlar, bu ifadesi edilmeyecek kadar zor acı günlerimizde gönderdiğiniz mesajların her satırı bizi ayakta durmamızı sağlıyor. Bizi bu zor günlerimizde yalnız bırakmadığınız için size nasıl teşşekkür edelim bilemiyorum. Sağolun varolun. Ne olur bizi teselli mesajlarınızdan mahrum bırakmayın. En içten saygılarımla, Selamlar ! İbrahim Güner (Kunduracı ) İstanbul 09.04.2013.

Neziha Sali :ALLAH SABIR VERSIN BU ACININ ILACI YOK O SADECE SABIR ...SABIR ...ÇOK ACI AMA BAŞKA ÇARE BULUNMUYOR

Behçet Akgül: Günler,aylar,yıllar geçecek Halime bizim hatıralarımızdan silinmeyecek !Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun...Sevdiklerine Allah sabır versin !

Mahtüme Sungur :Allahım size sınırsız sağlık ve sabır versin ,unutamadığımız dostlarım

Naksedil Mustafa :Günler,aylar,yıllar geçecek Halime bizim hatıralarımızdan silinmeyecek !Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun...Sevdiklerine Allah sabır versin...

Şefika Süleymanoğlu:Hepimiz özlüyorux onu bütün arkadaşları acınızı paylaşmak isteriz amma evlat evlat acı asla azalmıyor çünkü bende otuz bir yıl önce kaybettim asla acım azalmadı asla tedavisiyok onun anılarıyla yaşamak onu hatırlamaktan başka care olmuyor kalbinde yaşatmaktan başka mekanı cennet olsun canım arkadaşımızın işallah onlar bizim cennet kapısı bekçilerimiz olur !

TC Ismail Mutlu: Insan bir yakinini kaybettiginde.hayatin, kavgalarin, savaslarin nekadar boş oldugunu anliyor. Hersey yalalan en gercegi ölüm,ama ölüm de biz canlilar icin. Henüz annem,babam,esim ve cacuklarim yanımda, bundan once kaybettiklerim icin cok uzuldum,ama hep kendimi birgun onlarin yanina gidecegim diye teselli ettim, insan hayati ne garip degilmi. İbrahim abi Rabbim sana acilarin en buyugunu yasatti. Cok cok sabırlar diliyorum. Torunlarina verecegin va alacagin sevgiyle, acilarin biraz olsun diner insallah !

SÜHEYLA YILMAZTÜRK: Sevgili İbrahim amca bundan sonra yapacağımız tek şey Halimeyi hep o güzel güler yüzüyle hatırlamak kendinize üzüntü vermeyin yazacağınız kitaba odaklayın ki Halim'e Nur içinde yatsın o artık bir Melek sadece biz onu göremiyoruz o hep sizlerin etrafında bunu acı çekmeyi bırakıp hissedin yeterki o güzel olan herşeyde Güneş'te bulutta masmavi gök yüzünde gördüğümüz her çiçekte kelebekte balkona veya cama gelen kuşta İnan o hep sizlerle

Recep Özgür İbrahim : abi ALLAHIM sizlere sabırlar versin kızımızada bol bol RAHMET versin-NUR -İÇİNDE YAT

İbrahim Güner: O dünya denen denizde küçücük masum bir altın balıktın.
Adı bile insanı tiksindiren o acımasız canavar YENGEÇ isimli yaratık
pençelerine aldı seni elimden gitti.......!
(ölümünün 25'ci günü)

Ти беше една невинна малка златна рибка в тъй наречения свят на морето.
Даже от името му човек се отвръщава, страхотното чудовище тъй наречения РАК
ти отне с плещите си от ръцете ми и си отиде....!
/ 25 "ти от смърта и / 19.04.2013.

İbrahim Güner: 23 nisan çok sevdiğimiz bir tanecik kızımız HALİME'nin ölümünün 30'cu gününde
özlemle anıyoruz. Diyorlar ki zaman her şeyin tedavisi imiş. Öyle bir şey yok. Her geçen günle acımız daha da çoğalıyor. Zaman ancak başka acıları tedavi eder. Evlat acısını asla ! Her şeyden çok sevdiğimiz kızım Halime seni çok özledik ! Annen ve baban.

İbrahim Güner:

ANIYORUZ
Fikirlerini, samimiyetini,
açık yürekliliğini, zekanı,
tevazunu,
tebesümünü, kararlığını,
hoşsohbetini,
dünya görüşünü,
zarafetliğini, alçak
gönüllüğünü, senin
herşeyini özlüyoruz.
Aramızdan ayrılışının
kırkıncı gününde saygı,
sevgi ve hasretle
ANIYORUZ...!!
Annen, baban ve tüm
sevdiklerin.
02 mayıs 2013.

TC Beyzat Türkbay :Ben Amaçköylü Beyzat'ın oğluyum başınız sağolsun. Allah sabır versin !

Süheyla Yılmaztürk: İbrahim amca sana nekadarda söylesem üzülme diye elde değil ama şunu demek istiyorum ne olur yaşadıklarını bir an önce söz verdiğin yazıyı yazmaya başla kalbine gömme bu acıları böyle ızdırap içinde yaşarsan herkesi üzersin en çok Halimeyi veçocukları şu anda herkesin sadece güçlü bir babaya ihtiyacı var o da sensin böyle devam edersen daha büyük hastalıklar ve kayıplar olur .gerçekten yazdığın yazılar çok güzel hadi Halimenin anısına toparlan ve devam et

Fatme Ahmedova: Добре, много е хубаво начинанието. Извинявам се, че пиша на български език. Най-близките ни приятели от класа бяха с български имена, но мога да ти напиша и турските , бяхме 42 души . Тя седеше 4 години на един чин с Гюнай от кв. Стражец.Мога да дам и снимки с класа от Разград и от бригади, на които сме ходили. Имената на другите са: Айсел/Анета/, Севдие /Севда от с. Звънарци, Петя от Завет, Пламена от Разград, Ренета - почина от рак на гърдата, Теодора от Разград, Марияна от Разград, Светла от Разград, Мария от Исперих, Антоанета от Разград, Милена от с. Топчии, Инна от Сеново, Мариян - пълният отричник на випуска от с. Хърсово, Ивелин от с. Мортогоново, Емилиян/Екрем/ от с. Острово, Снежана от Разград, Нели от Разград, Величка от Разград, Нина /Нуртен/ от Разград,Цветан от Разград. Това са хората за които се сещам по памет, ще напиша допълнително за другите. Името на учителката по български език е Маринова, а на класната бе Петрова- - почина от сърце.

Ayten Şen :Evet o üzden çok üzülüyorum ya görüşemediğimiz için duymuştum istanbulda olduğunu ama pek fazla bilgi yoktu onun hakkında evet bilirim çok çalışkandı inanırım ibrahim bey sabır sabır başka çare yok ellerinizden öperim saygılar ....

Ayten Şen: ibrahim abicim oncelikle teşekür ediyorum beni kızın gibi gördüyün için çünkü bende babaımı kaybettim arkadaşlara gelince biliyorsun bizim dönemde hep bulgar isimdeydik sadece en yakın arkadaşlarımızın isimlerini biliyorduk ki şimdi nerdeler ve soy isimlerini bilemiyorum belirli kişileri hatırlıyorum mesela zaide vardı nırten var oda razgratlı idi istanbulda yaşıyor hatta sana baş sağlı bile dilemişti feysten benim kuzenim ibrahim mutlu izmitte yaşıyor sisizin köyden faytme haimeyle oturuyordu sınıfta adaköyden ekrem diye bir arkadaş vardı çok uzun zaman oldu hatırlayamıyorum ben birde kuzenime sorarım hatırlıyorsa ondan da alırım bilgileri aslında sende temas kura bilirsin onunla beynde ekli o ibrahim mutlu --- kuzenim biliyorsun ki halimeyide çok geç buldum senin sağende babası oldunu bilseydim daha evvel işte söylenecek pek çok şey yok bağzen çok geç kalınabiliyor hayat işte kader ne diğelim saygılar ....

Teodor Angelov-Sofya: Много съжалявам и вярвам, че скоро човечеството ще намери лекарство за тази жестока болест, за да спре вече това умиране на хора от рак. Нека вашите други роднини, които са живи, ви радват за да забравите мъката.

İrena Pankova :butun,aylene,saygi,allahim,sizee sabir versin,sabir,benimde,ablam,asmisti,kendini,,,,,bilirimmm,,,,o aciliri,,,ahsamm,rahmetli kizinisa,bir yasin serifi okudum,dayinis,bilirim,ates,dusudu yeri yakiyo,,,,,elden gelmiyooo,hic bir seyyyyyyy,,,anliyomusunuss,bolunduk parcalandikk,bitik,,,,,saygilarimlaaa,,,esma,

Katya İvanova Çalgadjieva-Razgrad: Moite saboleznovania mnogo nie machno za vas molia te kupi zvetia ot nas i gi zanesi na groba na halimeto kato si idvash v bulgaria shte se opravim !

Behçet Türkbay: basin sag olsun eniste bu zor günlerinde yaninda olmak isterdim son anda cevirdeler beni halimeye cok severdim aniden aci bir surpriz yaptiacini paylasiyorum saniye ablaminda basi sag olsun

Sevim Kadak: ben sökeden sevil dayı kötü haberi alınca çok üzüldük mekanı cennet olsun başınız sağ olsun allah sabır versin

Ibrahiim abim ben Ahmett - Muhtar aiilece sana ve Saniye ablama bas saalii diliyoruzz , Kovumuzde saale geldiinde hepimiiz urulmusa dondukk . Alahh sabirr versin , hem size hem` de geri kalan aiilesine .

Hayatım doğdumdan beri hep acılarla izah bile edilemeyecek zorluklarla geçti; hiç yıkılmadım, dim dik ayakta kalmayı başardım, fakat senin aniden bizi bırakıp elimizden uçup gitmen yıllarca içinden çürümüş, o kadar fırtınalara dayanmış, bir esintiden yere yuvarlanmış koca bir çınar ağacı gibi yere yuvarlandık. Senin bir tırnağının kırılmasına bile dayanamayan bir baban olarak seni bu feci ölümün elinden kurtaramadığım için kendimi senin yanına varıncaya kadar asla af etmeyeceğim benim bir tane meleğim. Seni bir an bile unutmayacağız. Seni hep bebek yüzlü, yüzünden ne kadar sıkıntın da olsa hiç belli etmeden yüzündeki o tebessümü hep gözümüzün önünde olacak. Seni her şeyden çok seven baban ve annen. 29 mart 2013.

Halimenin ölümünün 15 'ci günü anısına !
Seni çok özledim benim minik meleğim....

Senin o minicik ellerini,
o güzel tırnaklarını özledim....
Bebek yüzünü,
o yamık dişini özledim.......
Yüzünden hiç bitmeyen gülüşünü,
o senin alçak gönülüğünü özledim......
Her atığın o adımları,
kimseyi kırmayan kalbini özledim....
Her kızdığın sırada,
tek kullandığın ''Hayret bir şey''
deyişini özledim .....
Devamlı ilaçlarımı, almam için,
bana fırça atmanı ozledim....
Senin fırça atman bile,
nezaketten de üstündü....
Telefonda bana,
baba napıyosun demeni özledim.....
O akıllı sohbetlerini,
insanı düşündürücü, sivri zekanla
anlattıkların fıkraları özledim......
Senin o sofra hazırlamanı,
çocuklarına be yavrum demeni özledim....
Her hafta sonu işten dönüşünü,
bize uğramanı özledim....
Kapı girişinde, o senin minnacık ayakkabılarını özledim.....
Senin zarafetliğini, nezaketliğini,
tebessümünü,alçak gönüllüğünü,
hiç yaşlanmayan yüzünü...
Harşeyini,her şeyini özledim.....
Bu özlem asla bitmeyecek.
Seni hiç bir zaman sana ulaşıncaya
kadar unutmayacam,baban !
08.04.2013.

Sevgili dostlar, bu ifadesi edilemeyecek kadar zor acı günlerimizde gönderdiğiniz mesajların her satırı bizi ayakta durmamızı sağlıyor. Bizi bu zor günlerimizde yalnız bırakmadığınız için size nasıl teşşekkür edelim bilemiyorum. Sağolun varolun. Ne olur bizi teselli mesajlarınızdan mahrum bırakmayın. En içten saygılarımla, Selamlar ! İbrahim Güner (Kunduracı ) İstanbul 09.04.2013.

Biricik çok kıymetli kızım HALİME'nin anısına ;
Feci ölümünün 20'ci günü
Bu gün 13 nisan benim doğum günüm,
Halime'nin ölümünden 20 gün önce aile sofrasında bir söz ettim. Dedim ki
artık doğum günü kutlamayacağım, çünkü her doğum günü ölüme daha bir
adım yaklaşmak demek. Hemen HALİME seslendi, dedi ki:
- Baba ben sana bir sürpriz yapabilirim. Sürpriz yapmayı severdi. Ve de en büyük
ve en acı sürprizi yaptı. Bu mu da bana yapacağın sürpriz...???
baban 13.04.2013. İstanbul.

В памет на единствената ми скъпа дъщеря ХАЛИМЕ :
20"тия ден от жестоката и смърт!
Днес 20 април мой рожден ден,
20 дена преди смърта на ХАЛИМЕ на семейната трапеза казах нещо. Вече
рожден ден няма да чествам, защото всеки рожден ден е с една стъпка
наближаване до смърта. Веднага се обади ХАЛИМЕ и каза следното :
- Татко аз мога да ти направя някоя изненада. Обичаше изненадите. И го направи най голямата и най горчивата изненада. Това ли беше изненадата за
мен...??? Баща ти 13.04.2013. Истанбул .

O dünya denen denizde küçücük masum bir altın balıktın.
Adı bile insanı tiksindiren o acımasız canavar YENGEÇ isimli yaratık
pençelerine aldı seni elimden gitti.......!
(ölümünün 25'ci günü) 19.04.2013, İstanbul.

Ти беше една невинна малка златна рибка в тъй наречения свят на морето.
Даже от името му човек се отвръщава, страхотното чудовище тъй наречения РАК
ти отне с плещите си от ръцете ми и си отиде....!
/ 25 "ти от смърта и / 19.04.2013.

23 nisan çok sevdiğimiz bir tanecik kızımız HALİME'nin ölümünün 30'cu gününde
özlemle anıyoruz. Diyorlar ki zaman her şeyin tedavisi imiş. Öyle bir şey yok. Her geçen günle acımız daha da çoğalıyor. Zaman ancak başka acıları tedavi eder. Evlat acısını asla ! Her şeyden çok sevdiğimiz kızım Halime seni çok özledik ! Annen ve baban.

ANIYORUZ
Fikirlerini, samimiyetini,
açık yürekliliğini, zekanı,
tevazunu,
tebesümünü, kararlığını,
hoş sohbetini,
dünya görüşünü,
zarafetliğini, alçak
gönüllülüğünü, senin
herşeyini özlüyoruz.
Aramızdan ayrılışının
kırkıncı gününde saygı,
sevgi ve hasretle
ANIYORUZ...!!
Annen, baban ve tüm
sevdiklerin. 02 mayıs.2013, İstanbul.

Bir tanecik sevgili, kızımız HALİME'nin ölümünün 52'ci gününde özlemle anıyoruz. Her zaman kalbimizde olacaksın.Burnumuzda tütüyorsun. Seni çok özlüyoruz, asla unutmayacağız. 15 mayıs 2013. Annen, baban ve tüm sevdiklerin ! İstanbul.

23 mayıs 2013, Halime'nin ölümünün 60'cı gününde özlemle anıyoruz !
Seni çok özlüyoruz. Annen ve baban.

Bu gün 2 haziran, Bir tanecik sevgili kızımız HALİME'nin ölümünün 70'ci gününde özlemle anıyoruz. Seni çok özlüyoruz, burnumuzda tütüyorsun. Ebedi mekanında rahat uyu ! Seni asla unutmayacağız. Annen ve baban. 02 haziran 2013, İstanbul.

12 Haziran 2013, sevgili bir tanecik kızımız Halime'nin ölümünün 80'ci günü.
Seni geri döndürmemiz mümkün değil.Ölümü kimse geri döndüremez, ama sen her zaman bizim kalbimizde ebedi yaşayacaksın. Seni her zaman üzünle anacağız. Günler, aylar, yıllar geçecek, fakat biz seni asla unutmayacağız. Seni herşeyden çok seviyoruz ve özlüyoruz. Ölümsüz anılarının önünde sevgi ve saygı ile eğiliyoruz.!!! Ebedi mekanında rahat uyu !!! Annen, baban ve bütün sevenlerin !

22 haziran ilk baharın son günü yazın başlangıcı, fakat bir tanecik sevgili kızım HALİME 'nin ölümünün 90'cı günü.
Günler, haftalar,aylar geçiyor ama senin kalplerimizde bıraktığın, acı, hüzün, özlem hiç dinmiyor. Her geçen gün daha da artıyor. Seni çok özlüyoruz. Burnumuzda kokuyorsun. Seni hiç unutmayacam her 10 günde seni bu köşede anacağım. Seni her şeyden çok seven annen,baban ve tüm sevdiklerin.

Bu gün 01.07.2013 Bir tanecik kızım Halime'nin ölümünün 99 günü, yarın 02.07.2013, 100'cü günü. Halime 13-14 yaşlarında iken dünyaca ünlü ''Rüzgar gibi geçti'' romanını okumuştu. O romandaki yaşanan trajik olaylar Halime'yi o kadar etkilemişti, ki hayatı boyunca her fırsatta bana şöyle diyordu: -''Boş ver baba, bu hayat o kadar kısa ki rüzgar gibi geçip gidiyor''. Hayata gelip geçici bir olay gibi bakıyordu. Hiçbir şeye hırsla ve tamahkar gözle bakmıyordu. Kimsenin varlığında gözü yoktu. O yalnız her şeye acıyordu. O hayatın Rüzgar gibi geçtiğini çok iyi biliyormuş, ama kendi hayatının bir uragan gibi geçtiğini hiç anlamamış. Sevgili bir tanem bu yazıyı yazar iken hayatta ağlarken hiç görmediğin baban gözyaşlarına boğulmuştu. Seni acıyla, hüzünle ve özlemle anıyoruz. Annen,Baban ve tüm sevdiklerin. 21.07.2013, İstanbul.

Şefika Süleymanoğlu: Halimecime güle gülerahat uyu canım arkadaşım nur içinde mekanın cennet olsun güllllleeeee gle diyorum sana hiç istemesemde mekanın cennet olsun nur içinde yat bu gün evlatların seninle vedalaşırken bütün firizköy ağladı inim inim inledi sen duymadınmı halimem biz oradaydık arkadaşların ammasen bize kahfe yapmadınya hani bir gün toplanıp kahve içecektik bir bizleri toplayacaktın böylemi toplayacaktın bizleri aşkolsun sana hiç yakıştıramadımya canımızı çok acıttın ya sen her halde şaka yaptın bizlere inanamıyorum eğer bu şaysa ne olursun bitir bu şakayı olurmu canım benim seni gerçekten hiç unutmuycaz ,

Leyla Bozbaş: Güzel ablam canım mavişim rabbim mekanını cennet etsin ölüm sana hiç yakışmadı cenaze arabasında seni görmek içimi acıttı rabbim evlatlarına sabır versin.

Gülhan Mutlu: Halimecim hiç yakışmadı sana.Mekanın cennet olsun.nur içinde yat.geride kalanlara allah sabır versin.

Sevdi Alieva: Halime ablacim mekanin cennet olsun !

Nevin Gökçeoğlu Soğuksu: Halime ablacım çok erken oldu..Allah gani gani rahmet eylesin, mekanın cennet olsun !

Nurcihan Nurci: arkadasim mekyanin cenet olsun cok uzuldum cok erken olum yaptin !

Hülya Alyurt Doğan: çok üzdün bizi.mekanın cennet olsun.Allah geride bıraktıklarına uzun ömür versin.Nur içinde yat....

Marina Barutçieva:  отиде си една млада душа.ще ми липсваш.трудно ще е без теб.спи спокойно.вечна ти памят !

Zehra Durgut: Çok gençtın daha canım arkadaşım. mekanın cennet olsun.

Fatme Ahmedova: Mekyanin cennet olsun... bu habere cok uzulduk.

Feride Yümer: Mekyanin cennet olsun HALIME ...

Ayşe Recep: mekanin cennet olsun halime, nur ichinde yat!

Elmaz Selimova: arkadasim mekyanin cenet olsun cok uzuldum !

Marina Barutçieva: хубаво е човек да си запечатва прекрасни моменти в снимки.но при всеки един поглед към тях,нещо те пробожда ,че някой скъп човек за теб вече го няма.

Gülçin Kılıçaslan Özyiğit: annesinin nazlı meleği annen seni çokkkkkkkkkkkkk seviyorduuuuuuuuuuuuu hemde çokkkkkkkkkkkkkk

Güray Paşa: O hep yanımızda ki hep görüyor bizi onu ne kadar sevdiğimizi ne kadar cok sevdiğimizi anlıyor biliyor ve bunun icinde mutludur...

Bahtişen Mutlu: Derya ,başınız sağolsun,evet annen bir melek ve sen onun kopyasısın.Allah sabır versin ...

Sema Ercan Varol: Sen annenin canındansın o senin canında yaşamaya devam edecek canım benim !

İbrahim Güner: Biz var oldukça annen de kalplerimizde varolacak.Onu bir an bile unutmayacağız. Yüzünden tebessümü hiç bitmeyen bir melek gibi hep gözümüzün önünde olacak.Seni ölümünün 11'ci gününde çok özledik. Senin ölümün hala bir rüya gibi. Dün akşam seni rüyamda gördüm o minicik çocukluk günlerindi. Rüyamda bile bir rüya gibi gelmişti senin ölümün. Sevinerek uyandığımda meğer her şey hakiki imiş. Yeniden yıkıldık. Sevgili canım kızım Halime senin yokluğuna asla alışamayacağız !

Derya Su Öztürk:

Bir seni özledim anne birde sevgini 
Bir seni koklardım anne yine seni 
Bir dünyam vardı birde sen vardın 
Dünya hala var birsen yoksun anne ..Halime Güner Öztürk

Alten Işık Tağı: Ağlamamak mümkün mü?????Kızınızı tanımıyorum,ama acınızı içimde hissediyorum ve paylaşıyorum İbrahim bey,ben de bir anne olarak sizin her paylaşımınızda ağlıyorum......

Nevin Uludağ: İbram abi yapma böyleee....kendini çok yıpratıyorsun çok zor bunları soylemek ama.....hayat devam ediyor...DERYA da üzülüyr sen böyle yaptıkça..yapmaaa...herkez ağladı HALİME için nur içinde yatsın,mekanı cennet olsun....kendmizi de parçalasak geri donmeyecek....allah sabır versin sizeee !...

Behti Feyzief: Kiymetli dostum Ibrahim,olenle olunmez derler acilarina katiliyorum benim basimdanda gecti Allah yardimciniz olsun dostum....

Derya Su Öztürk: Annem hep bizimlesin kalbimizdesin . 90. Gun olmasına rağmen hala inanamiyorum ama tek bi gercek var oda seni cok ozledik melek yuzlum !

Nevin Uludağ: nur içinde yat HALİMEE.....DERYA kızımmm...sizleri tanımıyorum ...ama dedeni tanıyorumm...annecinin mekanı cennet olsunn.....benim annem de öleli 9 yıl bitti  ama her gun anıyrumm....her gun ağlıyorumm...onun anıları...her dadika aklımdaa....unutululmuyor yavrummm.....yaşın kaç olursa olsun anne hep lazımm.....mekanalrı cennet olsunnn....saygılarımlaaa !!!

Behçet Akgül: Günler,aylar,yıllar geçecek, fakat Halime bizim hatıralarımızda hep genç,güler yüzlü ,yardımsever kalacak.Merhumenin toprağı bol,mekanı cennet olsun,.Allah rahmet eylesin,sevdiklerine sabır versin.

Alten Işık Tağı: ALLAH SİZE SABIR VERİR İNŞALLAH İBRAHİM BEY,başka söyleyecek hiç birşey bulamıyorum,NUR İÇİNDE YATSIN MELEĞİNİZ

Sevcan Sever: Mekanı cennet olsun. Allah geride kalanlara sabır versin.

Alten Işık Tağı: Keşke daha fazlasını yapma imkanımız olsaydı..................

Sevcan Sever: Başınız sağ olsun İbrahim bey, allah sabır versin.

Hanife Güngör: HİÇ BİR ZAMAN UNUTULMAYACAK.MEKANI CENNET OLSUN.

Alten Işık Tağı:  BEN DİYECEK BİRŞEY BULAMIYORUM,bu acıyı ancak siz bilirsiniz İbrahim bey,MEKANI CENNET OLSUN !

Zehra Turgut:  ONU KAYBETMENİN ACISI HİÇ DİNMEYECEK. O BANBAŞKA BİR İNSANDI. MEKANI CENNET OLSUN.

Georgi Georgief:

Много тежи смъртта на дете . Вие сте невероятен човек . При нас българите се казва , че Господ праща изпитания на добрите хора . А Вие сте силен , убеден съм .

Beyzat Türkbay: Ben Amaçköylü Beyzat'ın oğluyum başınız sağolsun. Allah sabır versin !

Alten Işık Tağı: Allah size sabır versin İbrahim bey,acınız çok büyük.............

Mahtüme Sungur: yaratan bütün güzelikleri ona vermiş ,bazı insanlar öldükten sonrada yaşarmış haimede onla.  Halimede onlardan biri ruhu şad olsun !

Şefika Süleymanoğlu:  hepimiz özlüyorux onu bütün arkadaşları acınızı paylaşmak isteriz amma evlat evlat acı asla azalmıyor çünkü bende otuz bir yıl önce kaybettim asla acım azalmadı asla tedavisiyok onun anılarıyla yaşamak onu hatırlamaktan başka care olmuyor kalbinde yaşatmaktan başka mekanı cennet olsun canım arkadaşımızın işallah onlar bizim cennet kapısı bekçilerimiz olur !

Stoyanka Georgieva Stoyanova: бог да бди над душата и и да даде сила на семейството !

Mahtüme Sungur:  Bazı insanlar öldükten sonrada yaşarlar ,Halimede onlardan ,o her an sizinle kaşımda gördüğümde bizimle ,alah sabır verecek.

İlker İkto: Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. başınız sağolsun allah sabır versin ibrahim aga !

Neziha Sali: DOGUM GUNUNU KUTLAMADIM senin yazdin sozlerinin dolayisi ile ALLAHTAN ...SABIR...SABIR ...dilerim bu gencecik guzel HALIME nur icinde yatsin !

Georgi Georgief:  Много хубаво момиче е било детето Ви . ..